DERGİ
odaklı
GÜNCEL (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 11.09.2020 - 12:39, Güncelleme: 11.09.2020 - 12:39

“2023’de Karada İlk Gaz Teslimini Yapacağız. Toplamda 30-40 Kuyu Açmayı Planlıyoruz”

 

“2023’de Karada İlk Gaz Teslimini Yapacağız. Toplamda 30-40 Kuyu Açmayı Planlıyoruz”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “En yüksek üretim seviyesine çıkmak için belirli bir süreye ihtiyacımız olacak gibi öngörüyoruz ancak 2023’de karada ilk gaz teslimini yapacağız. Toplamda 30-40 kuyu açmayı planlıyoruz. ” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Karadeniz’in  hidrokarbon kaynakları açısından Avrupa’nın Kuzey Denizi olabilecek  potansiyel içerdiğini söyledi. Karadeniz’de keşfedilen doğalgazın  karaya ulaştırılması konusunda “Nasıl bulduysak, çıkartmasını da  biliriz” diyen Bakan Dönmez, enerji filosuna önümüzdeki süreçte yeni  katılımların olacağının müjdesini de verdi.   Karadeniz’de yapılan doğalgaz keşfiyle ilgili konuşan Dönmez, durumun Avrupa Birliği açısından da pozitif bir gelişme  olduğuna değindi. Dönmez, “Avrupa’dan bazı açıklamalar oldu, hatta  pozitif açıklamalar oldu. Çünkü Avrupa kıtası da enerjide dışa bağımlı  bir coğrafya. Bu coğrafyada, Karadeniz’de böyle büyük bir keşfin  yapılıyor olması bizi doğrudan ilgilendiren, sevindiren bir durum ama Avrupa Birliği açısından da tabii ki pozitif bir gelişmedir. Karadeniz  diğer keşiflerle birlikte baktığınızda Romanya’da bu anlamda birkaç  keşif var Karadeniz’de. Karadeniz hidrokarbon kaynakları açısından Avrupa’nın Kuzey Denizi olabilecek bir potansiyel içeriyor”  ifadelerini kullandı.   Türkiye’nin inandığı yolda emin adımlarla yürümesi sonucunda  çeşitli olumsuz söylemlere rağmen BOTAŞ’ın yeraltı doğalgaz  deposu  yaptığına değinen Dönmez, “Önce arayamazsın dediler. Aramaya başladık. Bir kısım malum çevre, arasa da bunlar bulamaz dediler, bulduk. Şimdi  ’bulsa da çıkartamazlar’ demeye başladı. Allah’ın izniyle nasıl  bulduysak çıkartmasını da biliriz. Marmara’da daha önce doğalgaz  keşfimiz vardı. Tabii miktar bu kadar değildi, çıkarttık. Şimdi o saha  bitti. O sahada şu anda BOTAŞ eliyle yeraltı doğalgaz deposu  yapıyoruz” diye konuştu.   Karadeniz’in Basra Körfezi ve İran Körfezi’ne oranla daha derin  olduğuna değinen Dönmez, uygun bir modelle sahayı geliştirip üretime  hazırlanacağının altını çizdi. Konuya ilişkin mühendislik  çalışmalarının başladığını aktaran Dönmez, “İnşallah hedefimiz 2023  gibi üç yıl içerisinde Cumhuriyetimizin 100. yılında bu gazı kıyımıza  getirip sisteme bağlamak” dedi.   2023 yılında karaya ilk gaz teslimini yapmak istediklerini  söyleyen Dönmez, toplam açılacak kuyu sayısını da aktardı. Dönmez,  “İlk etapta yüksek volümlü üretim olmuyor bu tip sahalarda. Üretim  planlaması temel itibarı ile bir optimizasyon işi. En yüksek üretim  seviyesine çıkmak için belirli bir süreye ihtiyacımız olacak gibi  öngörüyoruz ancak 2023’de karada ilk gaz teslimini yapacağız. Toplamda 30-40 kuyu açmayı planlıyoruz. Arkadaşlarımız şu anda bu çalışmayı  yapıyor. Allah’ın izniyle çıkartacağız, bir sıkıntı görmüyoruz” dedi.   Uygun olan en verimli lokasyonu kullanarak Karadeniz’de bulunan  doğalgazı karaya çıkarmayı düşündüklerini belirten Dönmez, “Uygun olan  bir lokasyondan karaya çıkacağız ve ana iletim hattımıza bağlanacağız. Tabii ki o kadar büyük volümlü bir gazı o bağlantı hattı taşımaz. Biz  karaya çıktığımız yerden ana iletim hattına kadar ki ana iletim hattı  orada en yakın Düzce, Sakarya, Kocaeli-İzmit hattı. Şimdiki otoyola  paralel bir hat düşünün, diğer anlamda bizim BOTAŞ’ın ana iletim  hattı, oraya uygun bir yerden sisteme bağlamış olacağız. Dolayısıyla  karadaki çalışmaları da BOTAŞ şu anda planlıyor. Karada yapılacak  çalışmalar var, kıyı terminali gibi. Denizin altında su altı yapıları  çalışmalarımız olacak. Bir taraftan da sondaj sayımızı artıracağız. Sahanın büyüklüğüne göre yeni kuyular açarak sahayı üretime hazır hale  getireceğiz” ifadelerini kullandı.   Kanuni sondaj gemisinin de 2021 yılının ilk aylarında Karadeniz’e  gönderileceğine değinen Dönmez, “İki gemi olacak. İhtiyaca göre  hangisi ekonomik olursa, kiralama ya da satın alma gibi seçeneklerden  birisini tercih ederek hızla sahayı geliştirip üretime hazırlayıp,  süratle 2023’e yetiştirebilmek için arkadaşlar araştırmalara  başladılar” dedi.   Fatih sondaj gemisinin Tuna-1 kuyusunda bulduğu doğalgaz rezervini  bin metre daha ilerleteceklerine dair sinyaller veren Dönmez,  sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağının bilgisini verdi. Dönmez, “İki  katmanı deldik. O iki katmandaki rezerv miktarını 320 milyar metreküp  olarak ifade ettik. Aşağıda, üstteki yapılara benzer iki katman daha  var. Onun için de bin metre inmemiz lazım. Oradaki ilerleme devam  ediyor. İnşallah kısa süre içerisinde testler, analizler yapılacak. Oradan da bir olumlu netice alırsak kamuoyuyla paylaşacağız” diye  konuştu.   14 ay önce 2 bin kilometrekarelik alanda sismik tarama yapıldığını  aktaran Dönmez, “Şu anda keşfedilen alanın büyüklüğü 250  kilometrekare. 6 bin kilometrekarelik komşu bir alan daha var. Bu  bölgenin de sismiği yapılacak” şeklinde konuştu.   Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için önemli hamleler  yapıldığına değinen Dönmez, Türkiye’nin hakkını yedirtmeyeceklerini  söyledi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sınırlarına hapsedilmeye  çalıştığının altını çizen Dönmez, “Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak  önemli bir hamlenin başlangıcı olarak görüyoruz. Türkiye yıllardır  özellikle cari açıkla mücadele ediyor. Önemli etkenlerden birisi  enerji ürünlerinde dışa bağımlılığımız. Bunları azaltacak olmanın  genel ekonomiye çok olumlu katkıları olacak. Biz hep öyle diyoruz,  bağımsız enerji, güçlü Türkiye’nin en büyük anahtarıdır. Rabbime nasip  ettiği için de hamd ediyorum. Akdeniz’de ne derseniz deyin taviz yok.   Bizim dışımızdaki bölge ülkeleri ve dışarıdan gelen endirekt ilgili  olabilecek ülkelerin müdahalesiyle Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de adeta  sınırlarına hapsetmeye çalışan bir gayretin, bir denklemin, bir oyunun  oynandığının farkındayız. Burada sahada varlığımızı göstermemizin  temel nedeni de, ‘Arkadaş, bu kıta sahanlığı benim, uluslararası  hukuka da, hakkaniyete de uygun, bu anlamda siz ne derseniz deyin, biz  kendi hak ve yetki alanımızdan taviz vermeyiz, vermeyeceğiz. Bizim  başkasının da malında, mülkünde gözümüz yok, ama kendi malımızı da,  hakkımızı hukukumuzu da kimseye yedirtmeyiz, kusura bakmayın’ dedik. Nitekim ondan sonra da zaten kendi yetki alanlarımızda, kıta  sahanlığımızda da araştırma faaliyetlerimizi de aralıksız  sürdürüyoruz. Özellikle de son Libya ile yapılan deniz yetki  alanlarının mutabakatı da Doğu Akdeniz’deki batı sınırlarımızı da  netleştirmiş oldu” dedi.   Doğu Akdeniz konusunda Fransa hükümetinin tutarsız davrandığını  aktaran Dönmez, “Bazıları orada adaları gerekçe gösterip bizim kıta  sahanlığımızı yok saymaya çalışıyor ama uluslararası hukuka  baktığımızda adaların ancak karasularıyla sınırlı olduğunu, herhangi  bir ana kara parçası gibi kıta sahanlığından söz edilemeyeceğine dair  birçok örnek var. Mesela, Fransa-İngiltere arasında 1977 yılında  kararlaştırılmış bizimkine benzer bir örnek var. İngiltere’nin Fransa  ana karasına yakın adaları var, ama o adaların sadece karasularıyla  sınırlı bir yetki alanı var, onun dışında yetki alanı Birleşik Krallık’la Fransa arasında eşit orta hat üzerinden belirlenmiş. Fransa’nın burada gelip de Yunan tezlerini desteklemesinin hiçbir  tutarlılığı yok. Meis, Yunanistan ana karasına 580 kilometre, bize 2  kilometre mesafede bir ada. Toplam 9 kilometrekarelik büyüklüğü var. Bir ucundan diğerine yürüyerek belki 30-40 dakikada giderseniz. O  adayla sen Türkiye ana karasının önünü kesiyorsun. Ana karanın coğrafi  üstünlüğü var, bunu yok varsayıyorsun. Bunların uluslararası hukukta,  hakkaniyette yeri olmadığını emsal kararlar ile söylüyoruz” şeklinde  konuştu.   Gemilerde çalışan yerli ve yabancı personelin iş programı  dahilinde düzenli değişimler sağlanarak çalışmaların sürdürüldüğünü  aktaran Dönmez, “Uzun yıllardır hem doğalgazda, hem elektrikte  bölgenin ticaret merkezi olmak gibi bir amacımız var. Buna bir de  kendi kaynağımız dâhil edildiğinde,yakın coğrafyadan, İran’dan, Azerbaycan’dan, Rusya’dan, yarın belki Irak’tan olabilir, Doğu Akdeniz’de bir keşif olabilirse Doğu Akdeniz’den olabilir, 4 LNG  terminalimiz ile birlikte bu kaynaklardan gelecek gazlarla birlikte  ülkeye getirme imkânı sağlamış oluyoruz. Bunun bir miktarını ülke  içinde tüketeceğiz, bir miktarını da Güneydoğu Avrupa başta olmak  üzere oralardaki ülkelere, yani komşularımızın ihtiyaçları için de  belki Orta Avrupa’ya kadar ciddi bir kaynak potansiyeli olacak, burada  bunun ticareti yapılacak. O açıdan önemli olan gazın rekabetçi  koşullarda fiyatının belirlenmesi. Avrupa’da doğal gaz borsası olan  yerler var, Türkiye’de neden bir doğal gaz borsası olmasın. Gemilerde  çalışan yerli ve yabancı personel, iş program dâhilinde düzenli  değişimleri sağlanarak çalışmalarını sürdürüyor. Yabancı personelden  kendi istekleri doğrultusunda Türk vatandaşlığına geçmek isteyen  olursa gereği yapılır” dedi.   Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, açıklamalarını şu  şekilde sonlandırdı: “Keşifle birlikte Türkiye bu işi tek başına ve kendi imkânlarıyla  yapabileceğini gösterdi. Bu alanda ciddi bir know-how oluştu. Personel  yetkinliği arttı. Teknolojik imkânlar geliştirildi. Önceliğimiz Türkiye ancak zamanla şartların durumuna göre yurt dışına sondaj  hizmeti verilebilir. Petrol endüstrisi küresel bir endüstri ve Türkiye Petrolleri uzun yıllara dayanan tecrübesiyle bu alanda yeni bir oyuncu  olarak fark yaratabilir. Türkiye Petrolleri sadece Türkiye’de faaliyet  gösteren bir kuruluşumuz değil. Hazar’da dost ve kardeş ülke Azerbaycan sahalarında da ortaklığı olan bir şirket. Irak’ta, Afganistan’da var, Rusya’nın muhtelif yerlerinde çalışmalarımız var. Savaş öncesi Libya’da da vardı. Yine Afrika’da ilişkilerimizin iyi  olduğu ülkelerde bu alanda iş birliği teklifleri de zaten biz her  seyahatimizde gittiğimizde oluyordu. Bundan sonra bunlar daha da  artacak.”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “En yüksek üretim seviyesine çıkmak için belirli bir süreye ihtiyacımız olacak gibi öngörüyoruz ancak 2023’de karada ilk gaz teslimini yapacağız. Toplamda 30-40 kuyu açmayı planlıyoruz. ” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Karadeniz’in  hidrokarbon kaynakları açısından Avrupa’nın Kuzey Denizi olabilecek  potansiyel içerdiğini söyledi. Karadeniz’de keşfedilen doğalgazın  karaya ulaştırılması konusunda “Nasıl bulduysak, çıkartmasını da  biliriz” diyen Bakan Dönmez, enerji filosuna önümüzdeki süreçte yeni  katılımların olacağının müjdesini de verdi.

 

Karadeniz’de yapılan doğalgaz keşfiyle ilgili konuşan Dönmez, durumun Avrupa Birliği açısından da pozitif bir gelişme  olduğuna değindi. Dönmez, “Avrupa’dan bazı açıklamalar oldu, hatta  pozitif açıklamalar oldu. Çünkü Avrupa kıtası da enerjide dışa bağımlı  bir coğrafya. Bu coğrafyada, Karadeniz’de böyle büyük bir keşfin  yapılıyor olması bizi doğrudan ilgilendiren, sevindiren bir durum ama Avrupa Birliği açısından da tabii ki pozitif bir gelişmedir. Karadeniz  diğer keşiflerle birlikte baktığınızda Romanya’da bu anlamda birkaç  keşif var Karadeniz’de. Karadeniz hidrokarbon kaynakları açısından Avrupa’nın Kuzey Denizi olabilecek bir potansiyel içeriyor”  ifadelerini kullandı.

 

Türkiye’nin inandığı yolda emin adımlarla yürümesi sonucunda  çeşitli olumsuz söylemlere rağmen BOTAŞ’ın yeraltı doğalgaz  deposu  yaptığına değinen Dönmez, “Önce arayamazsın dediler. Aramaya başladık. Bir kısım malum çevre, arasa da bunlar bulamaz dediler, bulduk. Şimdi  ’bulsa da çıkartamazlar’ demeye başladı. Allah’ın izniyle nasıl  bulduysak çıkartmasını da biliriz. Marmara’da daha önce doğalgaz  keşfimiz vardı. Tabii miktar bu kadar değildi, çıkarttık. Şimdi o saha  bitti. O sahada şu anda BOTAŞ eliyle yeraltı doğalgaz deposu  yapıyoruz” diye konuştu.

 

Karadeniz’in Basra Körfezi ve İran Körfezi’ne oranla daha derin  olduğuna değinen Dönmez, uygun bir modelle sahayı geliştirip üretime  hazırlanacağının altını çizdi. Konuya ilişkin mühendislik  çalışmalarının başladığını aktaran Dönmez, “İnşallah hedefimiz 2023  gibi üç yıl içerisinde Cumhuriyetimizin 100. yılında bu gazı kıyımıza  getirip sisteme bağlamak” dedi.

 

2023 yılında karaya ilk gaz teslimini yapmak istediklerini  söyleyen Dönmez, toplam açılacak kuyu sayısını da aktardı. Dönmez,  “İlk etapta yüksek volümlü üretim olmuyor bu tip sahalarda. Üretim  planlaması temel itibarı ile bir optimizasyon işi. En yüksek üretim  seviyesine çıkmak için belirli bir süreye ihtiyacımız olacak gibi  öngörüyoruz ancak 2023’de karada ilk gaz teslimini yapacağız. Toplamda 30-40 kuyu açmayı planlıyoruz. Arkadaşlarımız şu anda bu çalışmayı  yapıyor. Allah’ın izniyle çıkartacağız, bir sıkıntı görmüyoruz” dedi.

 

Uygun olan en verimli lokasyonu kullanarak Karadeniz’de bulunan  doğalgazı karaya çıkarmayı düşündüklerini belirten Dönmez, “Uygun olan  bir lokasyondan karaya çıkacağız ve ana iletim hattımıza bağlanacağız. Tabii ki o kadar büyük volümlü bir gazı o bağlantı hattı taşımaz. Biz  karaya çıktığımız yerden ana iletim hattına kadar ki ana iletim hattı  orada en yakın Düzce, Sakarya, Kocaeli-İzmit hattı. Şimdiki otoyola  paralel bir hat düşünün, diğer anlamda bizim BOTAŞ’ın ana iletim  hattı, oraya uygun bir yerden sisteme bağlamış olacağız. Dolayısıyla  karadaki çalışmaları da BOTAŞ şu anda planlıyor. Karada yapılacak  çalışmalar var, kıyı terminali gibi. Denizin altında su altı yapıları  çalışmalarımız olacak. Bir taraftan da sondaj sayımızı artıracağız. Sahanın büyüklüğüne göre yeni kuyular açarak sahayı üretime hazır hale  getireceğiz” ifadelerini kullandı.

 

Kanuni sondaj gemisinin de 2021 yılının ilk aylarında Karadeniz’e  gönderileceğine değinen Dönmez, “İki gemi olacak. İhtiyaca göre  hangisi ekonomik olursa, kiralama ya da satın alma gibi seçeneklerden  birisini tercih ederek hızla sahayı geliştirip üretime hazırlayıp,  süratle 2023’e yetiştirebilmek için arkadaşlar araştırmalara  başladılar” dedi.

 

Fatih sondaj gemisinin Tuna-1 kuyusunda bulduğu doğalgaz rezervini  bin metre daha ilerleteceklerine dair sinyaller veren Dönmez,  sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağının bilgisini verdi. Dönmez, “İki  katmanı deldik. O iki katmandaki rezerv miktarını 320 milyar metreküp  olarak ifade ettik. Aşağıda, üstteki yapılara benzer iki katman daha  var. Onun için de bin metre inmemiz lazım. Oradaki ilerleme devam  ediyor. İnşallah kısa süre içerisinde testler, analizler yapılacak. Oradan da bir olumlu netice alırsak kamuoyuyla paylaşacağız” diye  konuştu.

 

14 ay önce 2 bin kilometrekarelik alanda sismik tarama yapıldığını  aktaran Dönmez, “Şu anda keşfedilen alanın büyüklüğü 250  kilometrekare. 6 bin kilometrekarelik komşu bir alan daha var. Bu  bölgenin de sismiği yapılacak” şeklinde konuştu.

 

Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için önemli hamleler  yapıldığına değinen Dönmez, Türkiye’nin hakkını yedirtmeyeceklerini  söyledi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sınırlarına hapsedilmeye  çalıştığının altını çizen Dönmez, “Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak  önemli bir hamlenin başlangıcı olarak görüyoruz. Türkiye yıllardır  özellikle cari açıkla mücadele ediyor. Önemli etkenlerden birisi  enerji ürünlerinde dışa bağımlılığımız. Bunları azaltacak olmanın  genel ekonomiye çok olumlu katkıları olacak. Biz hep öyle diyoruz,  bağımsız enerji, güçlü Türkiye’nin en büyük anahtarıdır. Rabbime nasip  ettiği için de hamd ediyorum. Akdeniz’de ne derseniz deyin taviz yok.

 

Bizim dışımızdaki bölge ülkeleri ve dışarıdan gelen endirekt ilgili  olabilecek ülkelerin müdahalesiyle Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de adeta  sınırlarına hapsetmeye çalışan bir gayretin, bir denklemin, bir oyunun  oynandığının farkındayız. Burada sahada varlığımızı göstermemizin  temel nedeni de, ‘Arkadaş, bu kıta sahanlığı benim, uluslararası  hukuka da, hakkaniyete de uygun, bu anlamda siz ne derseniz deyin, biz  kendi hak ve yetki alanımızdan taviz vermeyiz, vermeyeceğiz. Bizim  başkasının da malında, mülkünde gözümüz yok, ama kendi malımızı da,  hakkımızı hukukumuzu da kimseye yedirtmeyiz, kusura bakmayın’ dedik. Nitekim ondan sonra da zaten kendi yetki alanlarımızda, kıta  sahanlığımızda da araştırma faaliyetlerimizi de aralıksız  sürdürüyoruz. Özellikle de son Libya ile yapılan deniz yetki  alanlarının mutabakatı da Doğu Akdeniz’deki batı sınırlarımızı da  netleştirmiş oldu” dedi.

 

Doğu Akdeniz konusunda Fransa hükümetinin tutarsız davrandığını  aktaran Dönmez, “Bazıları orada adaları gerekçe gösterip bizim kıta  sahanlığımızı yok saymaya çalışıyor ama uluslararası hukuka  baktığımızda adaların ancak karasularıyla sınırlı olduğunu, herhangi  bir ana kara parçası gibi kıta sahanlığından söz edilemeyeceğine dair  birçok örnek var. Mesela, Fransa-İngiltere arasında 1977 yılında  kararlaştırılmış bizimkine benzer bir örnek var. İngiltere’nin Fransa  ana karasına yakın adaları var, ama o adaların sadece karasularıyla  sınırlı bir yetki alanı var, onun dışında yetki alanı Birleşik
Krallık’la Fransa arasında eşit orta hat üzerinden belirlenmiş. Fransa’nın burada gelip de Yunan tezlerini desteklemesinin hiçbir  tutarlılığı yok. Meis, Yunanistan ana karasına 580 kilometre, bize 2  kilometre mesafede bir ada. Toplam 9 kilometrekarelik büyüklüğü var. Bir ucundan diğerine yürüyerek belki 30-40 dakikada giderseniz. O  adayla sen Türkiye ana karasının önünü kesiyorsun. Ana karanın coğrafi  üstünlüğü var, bunu yok varsayıyorsun. Bunların uluslararası hukukta,  hakkaniyette yeri olmadığını emsal kararlar ile söylüyoruz” şeklinde  konuştu.

 

Gemilerde çalışan yerli ve yabancı personelin iş programı  dahilinde düzenli değişimler sağlanarak çalışmaların sürdürüldüğünü  aktaran Dönmez, “Uzun yıllardır hem doğalgazda, hem elektrikte  bölgenin ticaret merkezi olmak gibi bir amacımız var. Buna bir de  kendi kaynağımız dâhil edildiğinde,yakın coğrafyadan, İran’dan, Azerbaycan’dan, Rusya’dan, yarın belki Irak’tan olabilir, Doğu Akdeniz’de bir keşif olabilirse Doğu Akdeniz’den olabilir, 4 LNG  terminalimiz ile birlikte bu kaynaklardan gelecek gazlarla birlikte  ülkeye getirme imkânı sağlamış oluyoruz. Bunun bir miktarını ülke  içinde tüketeceğiz, bir miktarını da Güneydoğu Avrupa başta olmak  üzere oralardaki ülkelere, yani komşularımızın ihtiyaçları için de  belki Orta Avrupa’ya kadar ciddi bir kaynak potansiyeli olacak, burada  bunun ticareti yapılacak. O açıdan önemli olan gazın rekabetçi  koşullarda fiyatının belirlenmesi. Avrupa’da doğal gaz borsası olan  yerler var, Türkiye’de neden bir doğal gaz borsası olmasın. Gemilerde  çalışan yerli ve yabancı personel, iş program dâhilinde düzenli  değişimleri sağlanarak çalışmalarını sürdürüyor. Yabancı personelden  kendi istekleri doğrultusunda Türk vatandaşlığına geçmek isteyen  olursa gereği yapılır” dedi.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, açıklamalarını şu  şekilde sonlandırdı: “Keşifle birlikte Türkiye bu işi tek başına ve kendi imkânlarıyla  yapabileceğini gösterdi. Bu alanda ciddi bir know-how oluştu. Personel  yetkinliği arttı. Teknolojik imkânlar geliştirildi. Önceliğimiz Türkiye ancak zamanla şartların durumuna göre yurt dışına sondaj  hizmeti verilebilir. Petrol endüstrisi küresel bir endüstri ve Türkiye Petrolleri uzun yıllara dayanan tecrübesiyle bu alanda yeni bir oyuncu  olarak fark yaratabilir. Türkiye Petrolleri sadece Türkiye’de faaliyet  gösteren bir kuruluşumuz değil. Hazar’da dost ve kardeş ülke
Azerbaycan sahalarında da ortaklığı olan bir şirket. Irak’ta, Afganistan’da var, Rusya’nın muhtelif yerlerinde çalışmalarımız var. Savaş öncesi Libya’da da vardı. Yine Afrika’da ilişkilerimizin iyi  olduğu ülkelerde bu alanda iş birliği teklifleri de zaten biz her  seyahatimizde gittiğimizde oluyordu. Bundan sonra bunlar daha da  artacak.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.