DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 07.10.2020 - 10:06, Güncelleme: 07.10.2020 - 10:10

8. Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı Düzenlendi

 

8. Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı Düzenlendi

TPAO Genel Müdür Yardımcısı Zühtü Batı, 8. Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı konuşmada, “Şimdi hem Doğu hem de Batı Karadeniz havzalarımızdaki bloklarımızda genç rezervlerin olasılığına daha fazla odaklanacağız. “dedi.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdür Yardımcısı Zühtü Batı, Karadeniz'de Tuna-1 kuyusunda gerçekleşen doğalgaz keşfinin önemli ve büyük olduğunu belirterek, "Şimdi hem Doğu hem de Batı Karadeniz havzalarımızdaki bloklarımızda genç rezervlerin olasılığına daha fazla odaklanacağız." dedi.   Batı, Karadeniz bölgesindeki petrol ve doğal gaz arama, üretim ve altyapı konularının bu yıl online olarak ele alındığı 8'inci Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Karadeniz'de gerçekleşen keşfin bu yıl tüm dünyada yapılan en büyük 2'nci keşif olduğunu anımsattı.   Türkiye'nin Karadeniz'de komşularıyla herhangi bir problemi olmadığının altını çizen Zühtü Batı, burada 1999'da Limanköy-1 kuyusunda yapılan derin deniz sondajıyla "hikayenin başladığını" ifade etti.   Batı, Türkiye'nin sürdürdüğü çalışmalarla oldukça geniş bir sismik araştırma veri tabanına sahip olduğunu vurguladı.   Karadeniz'de Tuna-1 kuyusunda gerçekleşen doğal gaz keşfinin önemli ve büyük olduğunun altını çizen Zühtü Batı, "Şimdi hem Doğu hem de Batı Karadeniz havzalarımızdaki bloklarımızda genç rezervlerin olasılığına daha fazla odaklanacağız." diye konuştu.   Batı, ayrıca Tuna-1 kuyusunda çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Bu keşif Karadeniz'de yeni bir dönemin başlangıcı. Diğer kısımlarda yeni keşifler için umudumuz var. Gelecek için yeni planlarımız var. " ifadesini kullandı.   Romanya Petrol Arama ve Üretim Şirketleri Birliği Başkanı Stephen Birrell de enerji dünyasında asıl fırsatın ihracat girişimlerinde olduğunu belirterek, petrol ve doğal gazın Romanya ekonomisi için önemli olduğunu ifade etti.   Birrell, karada petrol ve gaz piyasasının olgunlaştığını ifade ederek, amaca uygun teknolojilere ve daha fazla keşfe ihtiyaç duyulduğunu da dile getirdi.   Avusturya merkezli OMV'nin Arama, Üretim ve Geliştirme Departmanı Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Zeilinger, Tuna-1 keşfinin Karadeniz'deki potansiyele yeniden dikkati çektiğini belirterek "Geleceğe dönük tahminlerin yapılması, risk iştahı olan yatırımların çekilmesi, altyapı erişimi, rekabet gücü gibi bazı ön koşulların yerine getirilmesiyle Karadeniz, Avrupa'ya doğal gaz tedarikinde anahtar bir oyuncu haline gelebilir." dedi.   Zeilinger, 8'inci Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Karadeniz'de ilk kuyunun 1949'da açıldığını ve bölgede şimdiye kadar açılan kuyu sayısının 103 olduğunu söyledi. Söz konusu rakamların çok yüksek olmadığına işaret eden Zeilinger, sondaj çalışmalarının azlığının Karadeniz ile Türkiye'nin sığ ve derin denizlerini de içine alan bölgede daha fazla keşfedilmemiş kaynağın olduğunu gösterdiğini dile getirdi.   Zeilinger, Karadeniz'deki kaynakların aranması ve geliştirilmesinde altyapı erişiminin önemli rol oynadığına aktararak "Daha önce dar girişi nedeniyle boğazlara erişim bir engeldi ancak artık öyle değil. Daha önce Türk sondaj gemisinin buralardan geçişini gördük. Karadeniz'e diğer başka derin deniz sondaj gemilerinin girişine de şahit olduk. Ancak, Kuzey Denizi ile kıyasladığımızda bir fark yaratmak için sondaj çalışmalarında 10 kat artış olması gerekiyor." diye konuştu.   Zeilinger, TürkAkım ve Mavi Akım boru hatlarının büyük doğal gaz kaynaklarının taşınmasında kullanılabileceğini vurgulayarak, "Türkiye hariç Karadeniz'deki pek çok ülke için derin denizlerde yapılacak büyük keşifler, iç tüketimleri için çok fazla olacaktır. Bu nedenle altyapıya ihtiyacınız olacak. Romanya'da altyapı kurulmuş vaziyette. Ukrayna'dan Yunanistan, Türkiye ve Bulgaristan'a giden bir altyapı mevcut. TürkAkım ve Mavi Akım üzerinden kurulmuş bir altyapı da var. Bu nedenle Karadeniz şu an Kuzey Denizi'ni yakalıyor." dedi. Norveç'in Kuzey Denizi'ndeki tecrübesi ve yatırım çekebilme yeteneğinden çok şey öğrenilebileceğini belirten Zeilinger, "Rekabet ve riskli yatırım çekebilme yeteneği başarının anahtarını oluşturuyor. Karadeniz'in Avrupa'ya gaz tedarikinde anahtar bir oyuncu olması için gereken şeylerin başında hem sığ hem derin alanlardaki tahminler geliyor. Tuna-1 keşfi Karadeniz'deki potansiyele yeniden dikkati çekti. Bölgedeki diğer keşiflerden de buradaki potansiyeli gördük. Norveç'teki binin üzerindeki sondaj sayısıyla Karadeniz'deki yüzün üzerinde sondaj sayısını kıyasladığımızda burada keşfedilmemiş büyük kaynakların olduğunu söyleyebiliriz. Geleceğe dönük tahminlerin yapılması, risk iştahı olan yatırımların çekilmesi, alt yapı erişimi, rekabet gücü gibi bazı ön koşulların yerine getirilmesiyle, Karadeniz, Avrupa'ya doğal gaz tedarikinde anahtar bir oyuncu haline gelebilir." diye konuştu.   Romanya enerji şirketi Black Sea Oil & Gas Üst Yöneticisi Mark Beacom da sıfır karbonlu bir gelecek hedefi için çalıştıklarını ve doğal gazın da bu dönüşümde en çevreci araçlardan biri olarak yer alacağını ifade etti.   Rekabet açısından bakıldığında Karadeniz'in Avrupa'ya kaynak sağlama potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Beacom, "Özellikle coğrafi konumuna bakarak, Karadeniz istikrarlı enerji kaynaklarına ihtiyacı olan Avrupa'nın eşiğinde bulunuyor." dedi.
TPAO Genel Müdür Yardımcısı Zühtü Batı, 8. Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı konuşmada, “Şimdi hem Doğu hem de Batı Karadeniz havzalarımızdaki bloklarımızda genç rezervlerin olasılığına daha fazla odaklanacağız. “dedi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdür Yardımcısı Zühtü Batı, Karadeniz'de Tuna-1 kuyusunda gerçekleşen doğalgaz keşfinin önemli ve büyük olduğunu belirterek, "Şimdi hem Doğu hem de Batı Karadeniz havzalarımızdaki bloklarımızda genç rezervlerin olasılığına daha fazla odaklanacağız." dedi.

 

Batı, Karadeniz bölgesindeki petrol ve doğal gaz arama, üretim ve altyapı konularının bu yıl online olarak ele alındığı 8'inci Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Karadeniz'de gerçekleşen keşfin bu yıl tüm dünyada yapılan en büyük 2'nci keşif olduğunu anımsattı.

 

Türkiye'nin Karadeniz'de komşularıyla herhangi bir problemi olmadığının altını çizen Zühtü Batı, burada 1999'da Limanköy-1 kuyusunda yapılan derin deniz sondajıyla "hikayenin başladığını" ifade etti.

 

Batı, Türkiye'nin sürdürdüğü çalışmalarla oldukça geniş bir sismik araştırma veri tabanına sahip olduğunu vurguladı.

 

Karadeniz'de Tuna-1 kuyusunda gerçekleşen doğal gaz keşfinin önemli ve büyük olduğunun altını çizen Zühtü Batı, "Şimdi hem Doğu hem de Batı Karadeniz havzalarımızdaki bloklarımızda genç rezervlerin olasılığına daha fazla odaklanacağız." diye konuştu.

 

Batı, ayrıca Tuna-1 kuyusunda çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Bu keşif Karadeniz'de yeni bir dönemin başlangıcı. Diğer kısımlarda yeni keşifler için umudumuz var. Gelecek için yeni planlarımız var. " ifadesini kullandı.

 

Romanya Petrol Arama ve Üretim Şirketleri Birliği Başkanı Stephen Birrell de enerji dünyasında asıl fırsatın ihracat girişimlerinde olduğunu belirterek, petrol ve doğal gazın Romanya ekonomisi için önemli olduğunu ifade etti.

 

Birrell, karada petrol ve gaz piyasasının olgunlaştığını ifade ederek, amaca uygun teknolojilere ve daha fazla keşfe ihtiyaç duyulduğunu da dile getirdi.

 

Avusturya merkezli OMV'nin Arama, Üretim ve Geliştirme Departmanı Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Zeilinger, Tuna-1 keşfinin Karadeniz'deki potansiyele yeniden dikkati çektiğini belirterek "Geleceğe dönük tahminlerin yapılması, risk iştahı olan yatırımların çekilmesi, altyapı erişimi, rekabet gücü gibi bazı ön koşulların yerine getirilmesiyle Karadeniz, Avrupa'ya doğal gaz tedarikinde anahtar bir oyuncu haline gelebilir." dedi.

 

Zeilinger, 8'inci Karadeniz Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Karadeniz'de ilk kuyunun 1949'da açıldığını ve bölgede şimdiye kadar açılan kuyu sayısının 103 olduğunu söyledi. Söz konusu rakamların çok yüksek olmadığına işaret eden Zeilinger, sondaj çalışmalarının azlığının Karadeniz ile Türkiye'nin sığ ve derin denizlerini de içine alan bölgede daha fazla keşfedilmemiş kaynağın olduğunu gösterdiğini dile getirdi.

 

Zeilinger, Karadeniz'deki kaynakların aranması ve geliştirilmesinde altyapı erişiminin önemli rol oynadığına aktararak "Daha önce dar girişi nedeniyle boğazlara erişim bir engeldi ancak artık öyle değil. Daha önce Türk sondaj gemisinin buralardan geçişini gördük. Karadeniz'e diğer başka derin deniz sondaj gemilerinin girişine de şahit olduk. Ancak, Kuzey Denizi ile kıyasladığımızda bir fark yaratmak için sondaj çalışmalarında 10 kat artış olması gerekiyor." diye konuştu.

 

Zeilinger, TürkAkım ve Mavi Akım boru hatlarının büyük doğal gaz kaynaklarının taşınmasında kullanılabileceğini vurgulayarak, "Türkiye hariç Karadeniz'deki pek çok ülke için derin denizlerde yapılacak büyük keşifler, iç tüketimleri için çok fazla olacaktır. Bu nedenle altyapıya ihtiyacınız olacak. Romanya'da altyapı kurulmuş vaziyette. Ukrayna'dan Yunanistan, Türkiye ve Bulgaristan'a giden bir altyapı mevcut. TürkAkım ve Mavi Akım üzerinden kurulmuş bir altyapı da var. Bu nedenle Karadeniz şu an Kuzey Denizi'ni yakalıyor." dedi.

Norveç'in Kuzey Denizi'ndeki tecrübesi ve yatırım çekebilme yeteneğinden çok şey öğrenilebileceğini belirten Zeilinger, "Rekabet ve riskli yatırım çekebilme yeteneği başarının anahtarını oluşturuyor. Karadeniz'in Avrupa'ya gaz tedarikinde anahtar bir oyuncu olması için gereken şeylerin başında hem sığ hem derin alanlardaki tahminler geliyor. Tuna-1 keşfi Karadeniz'deki potansiyele yeniden dikkati çekti. Bölgedeki diğer keşiflerden de buradaki potansiyeli gördük. Norveç'teki binin üzerindeki sondaj sayısıyla Karadeniz'deki yüzün üzerinde sondaj sayısını kıyasladığımızda burada keşfedilmemiş büyük kaynakların olduğunu söyleyebiliriz. Geleceğe dönük tahminlerin yapılması, risk iştahı olan yatırımların çekilmesi, alt yapı erişimi, rekabet gücü gibi bazı ön koşulların yerine getirilmesiyle, Karadeniz, Avrupa'ya doğal gaz tedarikinde anahtar bir oyuncu haline gelebilir." diye konuştu.

 

Romanya enerji şirketi Black Sea Oil & Gas Üst Yöneticisi Mark Beacom da sıfır karbonlu bir gelecek hedefi için çalıştıklarını ve doğal gazın da bu dönüşümde en çevreci araçlardan biri olarak yer alacağını ifade etti.

 

Rekabet açısından bakıldığında Karadeniz'in Avrupa'ya kaynak sağlama potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Beacom, "Özellikle coğrafi konumuna bakarak, Karadeniz istikrarlı enerji kaynaklarına ihtiyacı olan Avrupa'nın eşiğinde bulunuyor." dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.