DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 08.05.2020 - 10:55, Güncelleme: 08.05.2020 - 11:11

"Covid-19 Salgınına Rağmen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Üretiminde Artış Yaşandı"

 

"Covid-19 Salgınına Rağmen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Üretiminde Artış Yaşandı"

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Başkanı Kutay Kaleli, Covid-19 salgınının güneş enerjisi sektörüne etkisini Gazete Enerji’ye değerlendirdi.
Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Başkanı Kutay Kaleli, Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının güneş enerjisi sektörüne etkisine yönelik Gazete Enerji’nin sorularını yanıtladı. Kaleli,” Mücbir sebep kaynaklı mevcut gecikmeler, mini YEKA yarışma tarihlerini de etkiledi. Yarışma için yapılan bu düzenlemeler ışığında, küresel salgının hafifletilmesi ile birlikte, önümüzdeki yıl içerisinde yeni tarih belirleneceğini umuyoruz. Enerji sektörünün bu benzeri destekler ile hızla toparlanma sürecine gireceğini düşünüyoruz.”diyor.   Covid-19 salgınının Güneş enerjisi sektörü açısından kısa ve uzun vadede etkileri sizce neler olacaktır? Tüm dünyanın sağlık için teyakkuza geçtiği virüs salgını, hiç şüphesiz enerji sektörünü ve tüm ekonomiyi de etkisi altına aldı. COVID-19 salgınının diğer sektörlerde olduğu gibi güneş enerjisi sektöründeki etkilerine bakıldığında, kısa sürede küresel tedarik zincirlerinde ve üretimde gecikmeler yaşanmaya başladığı görüldü. Özellikle, güneş sektörü için ekipman üretimlerindeki yavaşlamanın ve güneş panelleri ürünlerinin fiyatlarındaki artışların uzun vadede de etkilerini sürdürmesi bekleniyor.   Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir? COVID-19’un Türkiye'ye sirayet etmesi, başarılı bir yönetim felsefesi ve ön hazırlıkları sayesinde geciktirildi. Sürecin başlangıcından bu yana, Sağlık Bakanlığımız, Bilim Kurulu ve alanında yetkin akademisyenler, toplum sağlığına yönelik sorumluluklarını en etkin biçimde yerine getirmektedir. Bu sayede, Türkiye'nin söz konusu küresel sorundan en az etkilenen ülkelerden birisi olması için çalışmalar hızla devam etmektedir. Yapılan tüm bu çalışma çerçevesinde sunulan destekler için öncelikle yetkililerimize teşekkürü borç biliriz.   Uluslararası Enerji Ajansı konuyla ilgili yakın zamanda yayınladığı açıklamasında, projelerin tamamlanmasında gecikmelere yol açabilecek tedarik zincirindeki kesintilere; bu yıl sona eren devlet teşviklerinden yararlanamama riskine; gelecekteki elektrik talebi üzerindeki belirsizlikler ile birlikte kamu ve özel sektör bütçeleri üzerindeki baskı nedeniyle yatırımlarda ciddi düşüşler beklendiğine dikkat çekti. Biz de bu zorluklara dikkat çekmek üzere, sektörün sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışıyoruz.   Türkiye’de yer alan Yenilenebilir Enerji Sektörü Dernekleri olarak, her birimiz kendi üyelerimiz ile anket çalışmaları yaptık. Yapılan anket çalışmalarına göre, bugün ülkemizde halen inşaatı devam eden ve bu sene sonuna yetiştirilmek üzere çalışmaları devam eden 2500 MW RES, 600 MW HES, 450 MW GES ve 170 MW JES olmak üzere, toplam 3720 MW yenilenebilir enerji projesi yer almaktadır. Projelerin tahmini yatırım tutarı, yatırım tutarı, kredi faizleri ve devlete ödenecek katkı payları da dahil olmak üzere 7 milyar Euro üzerindedir. Bu projeler finans kuruluşları tarafından kefalet, ipotek, proje finansmanı vb. teminatlar ile finanse edilmekte olup, pandemi nedeni ile 31/12/2020 tarihinden önce yetiştirilmelerinde sorun yaşanması kuvvetle muhtemel görünmektedir.   Anket sonuçları da nakliye ve lojistik hizmetlerinin hacminde önemli bir azalma, projelerin şebeke bağlantılarında kaçınılmaz gecikmeler yaşanacağını gösteriyor. Bilindiği üzere halen inşaatı devam eden lisanslı ve lisanssız 1.000 MW’ye yakın Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizmasından (YEKDEM) yararlanmak üzere işletmeye alınması planlanan güneş enerjisi santrali bulunmaktadır. Bu santraller de virüs kaynaklı piyasalarda oluşacak arz ve talep şoklarından etkilenmektedir. Finansman koşullarında ortaya çıkabilecek belirsizlikler nedeniyle de gecikmeler yaşanmaktadır. GÜNDER ve sektörün yenilenebilir enerji sektöründeki diğer STK’lar olarak, tüm bu değerlendirmeler ışığında, YEKDEM bitiş tarihinin 8-12 ay arasında güncellenmesi önerisini Bakanlığımıza sunduk. YEKDEM mekanizmasına göre en son Aralık 2020'de devreye girmesi gereken santraller için mücbir sebep kaynaklı mevcut gecikmeler göz önünde bulundurularak bu tarihin ötelenmesi gerekiyor.   Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir? Salgının hızını kesmeyi başardığımız uzmanlar tarafından da belirtiliyor. Ancak, bu yıl boyunca temkini elden bırakmamak çok önemli. Sektörümüz için düşen maliyetler ve güçlü politika destekleri, yenilenebilir enerjiyi birçok ülkede daha çekici ve rekabetçi hale getirdi. Ancak şimdi koronavirüs krizinden kaynaklanan zorluklar ile karşı karşıya kaldık.   Bahsi geçen anket çalışmalarının sonuçlarını Bakanlığımıza iletmemizin yanı sıra sektöre yön verecek önemli gelişmeler de yaşanıyor. T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu da geçtiğimiz haftalarda pandemi konusunu Kurul Gündemi’ne taşıdı. Alınan karar ile ÖnLisans/Lisans’ tabi tüm projelerin yükümlülükleri adına COVID-19’u mücbir sebep kabul edilerek yükümlülükleri de 3 ay ertelendi. Bununla birlikte, milli ekonomimize kazandırılması planlanan, her biri ihalelere girilerek kazanılmış, finans kuruluşlarına ve ülkemize önemli derecede mali yükümlülükler içeren YEKDEM projelerinin de salgından etkilenmeyerek sağlıklı bir şekilde işletmeye alınabilmeleri adına ilave bir süreye ihtiyaçları bulunuyor. Bu projelere ek süre verilmesi, projelerin YEKDEM’den faydalanma sürelerini uzatmayacak, hali hazırda zaten yatırımları devam eden bu projelerin de Devletimize ek bir mali bir külfeti olmayacaktır.   Mücbir sebep kaynaklı mevcut gecikmeler, mini YEKA yarışma tarihlerini de etkiledi. Yenilenebilir enerji kaynak alanlarında kurulacak üretim tesisleri için Bakanlık tarafından Türk lirası olarak belirlenecek tavan fiyat üzerinden teklif edilecek en düşük fiyat, o yenilenebilir enerji kaynak alanı için yarışma şartlarında belirlenecek süre boyunca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması kapsamında uygulanacak. Yarışma için yapılan bu düzenlemeler ışığında, küresel salgının hafifletilmesi ile birlikte, önümüzdeki yıl içerisinde yeni tarih belirleneceğini umuyoruz. Enerji sektörünün bu benzeri destekler ile hızla toparlanma sürecine gireceğini düşünüyoruz.   Salgın sürecinde dünya ile kıyasladığımızda ülkemiz enerji sektörünün geldiği noktayı değerlendirir misiniz? Güvenilir ve ucuz enerji sistemleri olarak kabul edilen petrol ve doğalgaz için geçtiğimiz yüzyılda pek çok ilerleme kaydedildi ancak bunların yeterince yeşil kaynaklar olmadığı iklim krizi ile netlik kazanmış durumda. Karbondioksit emisyonlarını azaltmak için artan sosyal ve politik baskı, özellikle enerji şirketleri için karbonu yok etmeyi ana hedef haline getirdi. Yenilenebilir kaynakların tam olarak entegre edildiği, gerekli esnekliğin sağlandığı sistemler ve dağıtık santrallerin kullanımlarının daha iyi anlaşılması bu işin kilit noktasını oluşturuyor.   Yine IEA’nın yakın zamanda yayınladığı analizleri, bu zor dönemde bile yenilenebilir enerji sistemlerinin, küresel enerji üretimindeki payını yüzde 26’dan yüzde 30 seviyesine yükselttiğini gösterdi. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi tedarik zincirindeki aksama ve inşaat gecikmelerine rağmen dünya genelinde yüzde 5 büyüme gösterdi. Dünya genelinde diğer kaynaklardan elektrik üretiminde ise azalış görüldü. Bu veriler, bize ne olursa olsun, ülkemizde ve tüm dünyada güneş gibi temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına ihtiyacımız olduğunu gösteriyor.
Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Başkanı Kutay Kaleli, Covid-19 salgınının güneş enerjisi sektörüne etkisini Gazete Enerji’ye değerlendirdi.

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Başkanı Kutay Kaleli, Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının güneş enerjisi sektörüne etkisine yönelik Gazete Enerji’nin sorularını yanıtladı. Kaleli,” Mücbir sebep kaynaklı mevcut gecikmeler, mini YEKA yarışma tarihlerini de etkiledi. Yarışma için yapılan bu düzenlemeler ışığında, küresel salgının hafifletilmesi ile birlikte, önümüzdeki yıl içerisinde yeni tarih belirleneceğini umuyoruz. Enerji sektörünün bu benzeri destekler ile hızla toparlanma sürecine gireceğini düşünüyoruz.”diyor.

 

Covid-19 salgınının Güneş enerjisi sektörü açısından kısa ve uzun vadede etkileri sizce neler olacaktır?

Tüm dünyanın sağlık için teyakkuza geçtiği virüs salgını, hiç şüphesiz enerji sektörünü ve tüm ekonomiyi de etkisi altına aldı. COVID-19 salgınının diğer sektörlerde olduğu gibi güneş enerjisi sektöründeki etkilerine bakıldığında, kısa sürede küresel tedarik zincirlerinde ve üretimde gecikmeler yaşanmaya başladığı görüldü. Özellikle, güneş sektörü için ekipman üretimlerindeki yavaşlamanın ve güneş panelleri ürünlerinin fiyatlarındaki artışların uzun vadede de etkilerini sürdürmesi bekleniyor.

 

Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir?

COVID-19’un Türkiye'ye sirayet etmesi, başarılı bir yönetim felsefesi ve ön hazırlıkları sayesinde geciktirildi. Sürecin başlangıcından bu yana, Sağlık Bakanlığımız, Bilim Kurulu ve alanında yetkin akademisyenler, toplum sağlığına yönelik sorumluluklarını en etkin biçimde yerine getirmektedir. Bu sayede, Türkiye'nin söz konusu küresel sorundan en az etkilenen ülkelerden birisi olması için çalışmalar hızla devam etmektedir. Yapılan tüm bu çalışma çerçevesinde sunulan destekler için öncelikle yetkililerimize teşekkürü borç biliriz.

 

Uluslararası Enerji Ajansı konuyla ilgili yakın zamanda yayınladığı açıklamasında, projelerin tamamlanmasında gecikmelere yol açabilecek tedarik zincirindeki kesintilere; bu yıl sona eren devlet teşviklerinden yararlanamama riskine; gelecekteki elektrik talebi üzerindeki belirsizlikler ile birlikte kamu ve özel sektör bütçeleri üzerindeki baskı nedeniyle yatırımlarda ciddi düşüşler beklendiğine dikkat çekti. Biz de bu zorluklara dikkat çekmek üzere, sektörün sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışıyoruz.

 

Türkiye’de yer alan Yenilenebilir Enerji Sektörü Dernekleri olarak, her birimiz kendi üyelerimiz ile anket çalışmaları yaptık. Yapılan anket çalışmalarına göre, bugün ülkemizde halen inşaatı devam eden ve bu sene sonuna yetiştirilmek üzere çalışmaları devam eden 2500 MW RES, 600 MW HES, 450 MW GES ve 170 MW JES olmak üzere, toplam 3720 MW yenilenebilir enerji projesi yer almaktadır. Projelerin tahmini yatırım tutarı, yatırım tutarı, kredi faizleri ve devlete ödenecek katkı payları da dahil olmak üzere 7 milyar Euro üzerindedir. Bu projeler finans kuruluşları tarafından kefalet, ipotek, proje finansmanı vb. teminatlar ile finanse edilmekte olup, pandemi nedeni ile 31/12/2020 tarihinden önce yetiştirilmelerinde sorun yaşanması kuvvetle muhtemel görünmektedir.

 

Anket sonuçları da nakliye ve lojistik hizmetlerinin hacminde önemli bir azalma, projelerin şebeke bağlantılarında kaçınılmaz gecikmeler yaşanacağını gösteriyor. Bilindiği üzere halen inşaatı devam eden lisanslı ve lisanssız 1.000 MW’ye yakın Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizmasından (YEKDEM) yararlanmak üzere işletmeye alınması planlanan güneş enerjisi santrali bulunmaktadır. Bu santraller de virüs kaynaklı piyasalarda oluşacak arz ve talep şoklarından etkilenmektedir. Finansman koşullarında ortaya çıkabilecek belirsizlikler nedeniyle de gecikmeler yaşanmaktadır. GÜNDER ve sektörün yenilenebilir enerji sektöründeki diğer STK’lar olarak, tüm bu değerlendirmeler ışığında, YEKDEM bitiş tarihinin 8-12 ay arasında güncellenmesi önerisini Bakanlığımıza sunduk. YEKDEM mekanizmasına göre en son Aralık 2020'de devreye girmesi gereken santraller için mücbir sebep kaynaklı mevcut gecikmeler göz önünde bulundurularak bu tarihin ötelenmesi gerekiyor.

 

Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir?

Salgının hızını kesmeyi başardığımız uzmanlar tarafından da belirtiliyor. Ancak, bu yıl boyunca temkini elden bırakmamak çok önemli. Sektörümüz için düşen maliyetler ve güçlü politika destekleri, yenilenebilir enerjiyi birçok ülkede daha çekici ve rekabetçi hale getirdi. Ancak şimdi koronavirüs krizinden kaynaklanan zorluklar ile karşı karşıya kaldık.

 

Bahsi geçen anket çalışmalarının sonuçlarını Bakanlığımıza iletmemizin yanı sıra sektöre yön verecek önemli gelişmeler de yaşanıyor. T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu da geçtiğimiz haftalarda pandemi konusunu Kurul Gündemi’ne taşıdı. Alınan karar ile ÖnLisans/Lisans’ tabi tüm projelerin yükümlülükleri adına COVID-19’u mücbir sebep kabul edilerek yükümlülükleri de 3 ay ertelendi. Bununla birlikte, milli ekonomimize kazandırılması planlanan, her biri ihalelere girilerek kazanılmış, finans kuruluşlarına ve ülkemize önemli derecede mali yükümlülükler içeren YEKDEM projelerinin de salgından etkilenmeyerek sağlıklı bir şekilde işletmeye alınabilmeleri adına ilave bir süreye ihtiyaçları bulunuyor. Bu projelere ek süre verilmesi, projelerin YEKDEM’den faydalanma sürelerini uzatmayacak, hali hazırda zaten yatırımları devam eden bu projelerin de Devletimize ek bir mali bir külfeti olmayacaktır.

 

Mücbir sebep kaynaklı mevcut gecikmeler, mini YEKA yarışma tarihlerini de etkiledi. Yenilenebilir enerji kaynak alanlarında kurulacak üretim tesisleri için Bakanlık tarafından Türk lirası olarak belirlenecek tavan fiyat üzerinden teklif edilecek en düşük fiyat, o yenilenebilir enerji kaynak alanı için yarışma şartlarında belirlenecek süre boyunca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması kapsamında uygulanacak. Yarışma için yapılan bu düzenlemeler ışığında, küresel salgının hafifletilmesi ile birlikte, önümüzdeki yıl içerisinde yeni tarih belirleneceğini umuyoruz. Enerji sektörünün bu benzeri destekler ile hızla toparlanma sürecine gireceğini düşünüyoruz.

 

Salgın sürecinde dünya ile kıyasladığımızda ülkemiz enerji sektörünün geldiği noktayı değerlendirir misiniz?

Güvenilir ve ucuz enerji sistemleri olarak kabul edilen petrol ve doğalgaz için geçtiğimiz yüzyılda pek çok ilerleme kaydedildi ancak bunların yeterince yeşil kaynaklar olmadığı iklim krizi ile netlik kazanmış durumda. Karbondioksit emisyonlarını azaltmak için artan sosyal ve politik baskı, özellikle enerji şirketleri için karbonu yok etmeyi ana hedef haline getirdi. Yenilenebilir kaynakların tam olarak entegre edildiği, gerekli esnekliğin sağlandığı sistemler ve dağıtık santrallerin kullanımlarının daha iyi anlaşılması bu işin kilit noktasını oluşturuyor.

 

Yine IEA’nın yakın zamanda yayınladığı analizleri, bu zor dönemde bile yenilenebilir enerji sistemlerinin, küresel enerji üretimindeki payını yüzde 26’dan yüzde 30 seviyesine yükselttiğini gösterdi. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi tedarik zincirindeki aksama ve inşaat gecikmelerine rağmen dünya genelinde yüzde 5 büyüme gösterdi. Dünya genelinde diğer kaynaklardan elektrik üretiminde ise azalış görüldü. Bu veriler, bize ne olursa olsun, ülkemizde ve tüm dünyada güneş gibi temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına ihtiyacımız olduğunu gösteriyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.