DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 15.10.2020 - 16:23, Güncelleme: 15.10.2020 - 16:23

KPMG, Madencilik Sektöründeki Risk Raporunu Açıkladı

 

KPMG, Madencilik Sektöründeki Risk Raporunu Açıkladı

Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG, küresel ekonominin temel taşlarından biri olan madencilik sektöründeki risk raporunu açıkladı.
Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG, küresel ekonominin temel taşlarından biri olan madencilik  sektöründeki risk raporunu açıkladı. Bu yıl pandeminin de etkisiyle  keskinleşen ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları risk listesine  sekizinci sıradan girdi. 200 milyar dolarlık maden sektörü, küresel  ısınma ve sürdürülebilirlik gündeminde regülasyonları da risk  ajandasının en üstünde tutuyor.   KPMG’nin Küresel Madencilik Raporu’nda önümüzdeki dönemde sektörü  bekleyen risk ve fırsatlar ele alındı. Sektörün risk listesinde ilk  iki bu yıl da değişmedi ancak ticaret savaşları ve artan çevre  hassasiyeti şirketlerin ajandalarındaki önemli başlıklar olarak öne  çıktı. Ankete katılanların çoğunluğu başarının yeniden tanımlanması  gerektiğini belirtirken, yıkıcı teknolojileri de tehdit değil fırsat  olarak görüyor.   KPMG Türkiye Madencilik Sektör Lideri Orhan Turan, “Sektörde emtia  fiyatları ve izin verme riski geçen yıl olduğu gibi bu yıl da  sırasıyla ilk ikide yer aldı. Nakde erişim, topluluk ilişkileri ve  operasyona başlamak için gereken sosyal lisans da risk listesinde  yerlerini korudu. Bu sürekliliğe rağmen bu yıl katılımcıların yüzde 75’i endüstride daha iyi ölçümleme ve raporlama sağlayabilmek için  başarının yeniden tanımlanması gerektiğine inanıyor. Paydaş ve  hissedar değerlerini içine alan, finansal değerlendirmelerin ötesinde  bütünsel bir sisteme geçilmesi gerektiğini düşünüyorlar” dedi.   Şirketlerin geçen yıldan farklı olarak çevresel, sosyal ve  yönetişimsel (ESG) riskleri göz önünde bulunduran, daha bütünsel  değerlendirmelere ihtiyaç duyduğunu da belirten Orhan Turan,“Geçen  yıl risk listesinde yer almayan küresel ticaret savaşları bu yılki  listeye sekizinci sıradan girdi. ABD ve Çin arasında gerilen  ilişkiler, ticarette bu gerilimin uzun dönemli olarak devam  edebileceğinin sinyallerini veriyor. Bu nedenle şirketler bu risk  kolunu listeye aldı. Çevresel faaliyetler de önemli bir başlık. Şirketlerden beklenen şeffaflık ve izlenebilirlik arttı. Bu yıl ilk  defa atık yönetimi katılımcıların risk lisesine girdi. Küresel ısınma  ve sürdürülebilirlik göz önüne alınarak yapılan yeni regülasyonlar  risk olarak görülüyor” diye konuştu.   Anketten çıkan bazı başlıklar şöyle: - Ankete katılanlara göre  makro-ekonomik faktörler bu yıl  önemli riskler olarak görülüyor. Katılımcıların yüzde 66’sı emtia  fiyatları, kredi ve kur risklerini endüstrideki en önemli riskler  olarak değerlendirdi.   - Katılımcıların yüzde 33’ü siyasi istikrarsızlığı, yüzde 32’si  ekonomik belirsizliği ve yüzde 28’i küresel ticaret savaşını risk  olarak görüyor.   - Katılımcıların yüzde 33’ü madencilik şirketlerinin yeni iş  modellerini kavraması gerektiğini düşünüyor.   Büyümenin anahtarı yıkıcı teknoloji  - Katılımcılara göre  büyüme stratejileri arasında ilk sırada yine  organik büyüme yer alıyor. Ancak teknoloji büyüme stratejileri  arasında yerini sağlamlaştırıyor. Geçen yıl dördüncü sırada yer alan  yıkıcı teknolojiler bu yıl ikinci sıraya yükseldi.   - Katılımcıların yalnızca yüzde 6’sı yıkıcı teknolojileri tehdit  olarak görüyor. Yüzde 75’ine göre tehdit değil büyümenin anahtarı. Yarısından azı ise şirketlerinin bu yıkımın içinde aktif oyuncu  olduğunu düşünüyor.
Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG, küresel ekonominin temel taşlarından biri olan madencilik sektöründeki risk raporunu açıkladı.

Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG, küresel ekonominin temel taşlarından biri olan madencilik  sektöründeki risk raporunu açıkladı. Bu yıl pandeminin de etkisiyle  keskinleşen ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları risk listesine  sekizinci sıradan girdi. 200 milyar dolarlık maden sektörü, küresel  ısınma ve sürdürülebilirlik gündeminde regülasyonları da risk  ajandasının en üstünde tutuyor.

 

KPMG’nin Küresel Madencilik Raporu’nda önümüzdeki dönemde sektörü  bekleyen risk ve fırsatlar ele alındı. Sektörün risk listesinde ilk  iki bu yıl da değişmedi ancak ticaret savaşları ve artan çevre  hassasiyeti şirketlerin ajandalarındaki önemli başlıklar olarak öne  çıktı. Ankete katılanların çoğunluğu başarının yeniden tanımlanması  gerektiğini belirtirken, yıkıcı teknolojileri de tehdit değil fırsat  olarak görüyor.

 

KPMG Türkiye Madencilik Sektör Lideri Orhan Turan, “Sektörde emtia  fiyatları ve izin verme riski geçen yıl olduğu gibi bu yıl da  sırasıyla ilk ikide yer aldı. Nakde erişim, topluluk ilişkileri ve  operasyona başlamak için gereken sosyal lisans da risk listesinde  yerlerini korudu. Bu sürekliliğe rağmen bu yıl katılımcıların yüzde 75’i endüstride daha iyi ölçümleme ve raporlama sağlayabilmek için  başarının yeniden tanımlanması gerektiğine inanıyor. Paydaş ve  hissedar değerlerini içine alan, finansal değerlendirmelerin ötesinde  bütünsel bir sisteme geçilmesi gerektiğini düşünüyorlar” dedi.

 

Şirketlerin geçen yıldan farklı olarak çevresel, sosyal ve  yönetişimsel (ESG) riskleri göz önünde bulunduran, daha bütünsel  değerlendirmelere ihtiyaç duyduğunu da belirten Orhan Turan,“Geçen  yıl risk listesinde yer almayan küresel ticaret savaşları bu yılki  listeye sekizinci sıradan girdi. ABD ve Çin arasında gerilen  ilişkiler, ticarette bu gerilimin uzun dönemli olarak devam  edebileceğinin sinyallerini veriyor. Bu nedenle şirketler bu risk  kolunu listeye aldı. Çevresel faaliyetler de önemli bir başlık. Şirketlerden beklenen şeffaflık ve izlenebilirlik arttı. Bu yıl ilk  defa atık yönetimi katılımcıların risk lisesine girdi. Küresel ısınma  ve sürdürülebilirlik göz önüne alınarak yapılan yeni regülasyonlar  risk olarak görülüyor” diye konuştu.

 

Anketten çıkan bazı başlıklar şöyle:

- Ankete katılanlara göre  makro-ekonomik faktörler bu yıl  önemli riskler olarak görülüyor. Katılımcıların yüzde 66’sı emtia  fiyatları, kredi ve kur risklerini endüstrideki en önemli riskler  olarak değerlendirdi.

 

- Katılımcıların yüzde 33’ü siyasi istikrarsızlığı, yüzde 32’si  ekonomik belirsizliği ve yüzde 28’i küresel ticaret savaşını risk  olarak görüyor.

 

- Katılımcıların yüzde 33’ü madencilik şirketlerinin yeni iş  modellerini kavraması gerektiğini düşünüyor.

 

Büyümenin anahtarı yıkıcı teknoloji

 - Katılımcılara göre  büyüme stratejileri arasında ilk sırada yine  organik büyüme yer alıyor. Ancak teknoloji büyüme stratejileri  arasında yerini sağlamlaştırıyor. Geçen yıl dördüncü sırada yer alan  yıkıcı teknolojiler bu yıl ikinci sıraya yükseldi.

 

- Katılımcıların yalnızca yüzde 6’sı yıkıcı teknolojileri tehdit  olarak görüyor. Yüzde 75’ine göre tehdit değil büyümenin anahtarı. Yarısından azı ise şirketlerinin bu yıkımın içinde aktif oyuncu  olduğunu düşünüyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.