DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 08.10.2020 - 10:05, Güncelleme: 09.10.2020 - 11:48

“Salgına Rağmen Yatırımlarımızı Askıya Almadık”

 

“Salgına Rağmen Yatırımlarımızı Askıya Almadık”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Salgına rağmen yatırımlarımızı askıya almadık. Üretim dişlilerimiz yavaşlasa da durmadı." dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Maden Meclisi toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla TOBB Türkiye Maden Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan’ın moderatörlüğünde video konferans yöntemiyle yapıldı.   TOBB Türkiye Maden Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, içinden geçtiğimiz salgın döneminde madencilik sektörüne desteklerinden dolayı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulması ve sanayileşmesi için yeraltı kaynaklarına gereken önemin verilerek Türkiye’nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonları çerçevesinde madencilik sektörünün kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlarının hazırlanması gerektiğini, bunun gerçekleştirilmesi için de “Madencilik Şurası”nın mutlaka toplanması gerektiğini ifade etti.   TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada; “Sayın Bakanımız, Madencilik sektörümüzün bu zorlu süreci atlatması için, yasal ve idari düzenlemeler yaptı. Maden ruhsat sahiplerinin mali, idari ve teknik yükümlülüklerinin bazıları 30 Eylül’e, bazıları da 31 Aralığa kadar ertelendi. Vergi borcu yoktur yazısının 30 Eylül’e kadar istenilmemesi sağlandı. Orman izin bedellerinin tahsili 3 ay süreyle durduruldu. İşte tüm bu tedbirler, madencilik sektörümüzün ayakta kalmasını sağladı. Bu vesileyle Sayın Bakanımıza hepimiz adına teşekkürlerimizi arz ediyorum” dedi.   COVID 19 kaynaklı küresel ekonomik daralmanın etkilerinin halen devam ettiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu,  “Yatırımcı girişini hızlandırmak için ruhsat güvencesi mutlak suretle korunmalı, hatta artırılmalıdır. İzin süreçleri hızlandırılmalıdır. Zira COVİD 19 salgını üç sektörün önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunlar; gıda güvenliği için tarım, hastalıklardan korunmak için sağlık ve sanayimizin ihtiyaç duyduğu hammadde güvenliği için madencilik. Dolayısıyla, madencilik sektörümüzü bu süreçte ayakta tutmalıyız dedi.   Türkiye madencilik meclisinin bu yönde önemli çalışmalara imza attığını anlatan Hisarcıklıoğlu, Maden Kanunu üzerinde Bakanlığın önderliğinde çalışmalara başlandığını, sektör temsilcilerinin bu çalışmalarda aktif rol alması sağlanarak, kamu ile özel sektörün tam bir işbirliği içinde bulunmasının hedeflendiğini söyledi.   Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, madencilik ve çevrenin birbirinin karşıtı kavramlar olmadığını belirterek, "Doğa da bizim, madenler de. Hangi alanda madencilik yapılacağı, madencilik faaliyeti için hangi kurumlardan hangi izinlerin alınacağı kanunlarla belli. Ayrıca, bir maden sahası terk edildiğinde, maden sahibi projesine göre o sahayı rehabilite etmek ve ağaçlandırmakla yükümlü." dedi.   Küresel ekonomi piyasalarında birçok olumsuzluk yaşandığını belirten Dönmez, özellikle mart ve mayıs aylarında küçük, orta ve büyük işletmelerde sekteye uğrayan ekonomik faaliyetlerin kendilerini genel hedeflerden bir miktar uzaklaştırdığını anlattı.   Dönmez, tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin salgın sürecini en iyi yöneten ülkelerden biri olduğunun altını çizerek, "Salgına rağmen yatırımlarımızı askıya almadık. Üretim dişlilerimiz yavaşlasa da durmadı. Ağır ağır da olsa yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. İnşallah Türk ekonomisi son dönemde atılan adımlarla bu süreci en az hasarla atlatan ülkelerden biri olacak." ifadelerini kullandı.   Salgın nedeniyle kaybedilen zamanın telafi edileceğini vurgulayan Dönmez, üretim ve tüketim dengesinin değişmeye başladığını ve bunun salgının ilk dönemlerine göre sanayide artan elektrik tüketiminde görüldüğünü ifade etti.   Dönmez, salgın sürecinde enerji sektöründe bazı genel önemler alındığını belirterek, "Bu genel önlemlerin dışında depremden etkilenen Malatya ve Elazığ'daki rödovansçılar ve ruhsat sahiplerinin de vermeleri gereken rapor, proje gibi beyanlarını eylül sonuna, devlet hakkı ve ruhsat bedeli ödemelerini de 28 Aralık'a kadar uzattık. Ayrıca dün imzaladığımız bir kararla temdit süresine 6 ay kala temdit evraklarının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne sunulmasıyla ilgili şartı yıl sonuna kadar erteledik. Böylece gelişen şartlar doğrultusunda daha sürdürülebilir madencilik için elimizi taşın altına çekinmeden koyduk." diye konuştu.   Dönmez, bu yıl başında e-maden uygulamasının devreye alındığını da hatırlatarak, bugün itibarıyla 22 bin 200 maden ruhsatının iş ve işlemlerinin, 19 ana modül ve 133 alt süreçle birlikte e-devlet üzerinden yapılabildiğini kaydetti.   Sistem üzerinden 18 bin ruhsat sahibine, 3 bin 100 yetkilendirilmiş tüzel kişiye ve 6 bin 700 daimi nezaretçiye elektronik ortamda hizmet sağlandığını belirten Dönmez, e-maden üzerinden bugüne kadar 4 milyon e-sevk fişi, 3 bin 500 maden ruhsatı ve 1800 işletme izni düzenlendiğini söyledi.   Dönmez, sistem üzerinden 2 bin 500 ruhsat müracaatında bulunulduğunu ve e-maden destek masasına iletilen 6 bin talebin yerine getirildiğini belirtti.   Sektörde iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine değinen Dönmez, "Madencilik faaliyetlerimizle ilgili neredeyse kara propagandaya varan, manipülasyon ve dezenformasyon odaklı kirli bir bilgi ağına şahit oluyoruz. Türkiye’de madencilik sektörünün gelişimine darbe vurmayı amaçlayan bu algı operasyonlarının tek bir panzehiri var o da bu konuda proaktif bir iletişim stratejisi izlemek. Özellikle kamuoyunda madencilikle ilgili çevresel hassasiyetlerimizin en üst düzeyde olduğunun bilinmesi gerekiyor. Yapılan bunca yatırımın, ekonomiye sağlanan katkının, doğayı korumak için verilen bunca mücadelenin kamuoyu nezdinde de bir karşılığının olması gerekiyor."dedi.   Dönmez, madencilik ve çevrenin birbirinin karşıtı kavramlar olmadığını vurgulayarak, "Doğa da bizim, madenler de. Hangi alanda madencilik yapılacağı, madencilik faaliyeti için hangi kurumlardan hangi izinlerin alınacağı kanunlarla belli. Ayrıca, bir maden sahası terk edildiğinde, maden sahibi, projesine göre o sahayı rehabilite etmek ve ağaçlandırmakla yükümlü." ifadelerini kullandı.   Çevreci bir madencilik prensibiyle madenlerden de doğadan da vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Dönmez, yapılan çevreci yatırımların doğru bir şekilde anlatılması gerektiğini vurguladı.   Bakan Dönmez, meclise gönderilen elektrik, doğal gaz ve madencilik sektörüyle alakalı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinde yer alacak birkaç hususu şöyle sıraladı:"6183 sayılı kanun kapsamında alınan 22/a dediğimiz borcu yoktur belgesi sektörde uzun süredir aksaklıklara neden oluyordu. Bu konuda çok fazla şikayet geliyordu. Artık bu belge sadece arama ve işletme ruhsatlarının verilmesi, birleştirilmesi, sürelerinin uzatılması, ruhsatların devri ve çevreyle uyum bedeli iadelerine ilişkin müracaatlarda istenecek. 22/a belgesiyle ilgili bir başka değişiklik daha söz konusu. Artık ruhsat yürürlük yazısı, ruhsat devri, rödovans sözleşmesi, izin alanı değişikliği, ruhsat alanı küçültme, terk, mera tahsis değişikliği, geçici tatil, işletme izni, pasa değerlendirme, pasa döküm alanı, zaruri üretim izni, kamu yararı kararı, kamulaştırma kararı ve patlayıcı madde taleplerinden 22/a belgesi talep edilmeyecek. Süre uzatımlarıyla ilgili de bir düzenleme hayata geçecek. Süresi içerisinde temdit talebinde bulunanlar için uzatım talebi sonuçlandırılıncaya kadar 12 ayı geçmemek üzere geçici olarak izin verilmesi Bakan onayıyla mümkün olabilecek. Ruhsat bedellerinin geç ödenmesiyle ilgili husus da torba kanunda yer alıyor. Ocak ayı sonuna kadar yatırılmayan ruhsat bedelleri daha sonra iki katı olarak tahsil ediliyor. Artık ruhsat bedellerinin ödenmesinde yaşanacak gecikmelerde sadece amme alacağındaki gecikme zammı uygulanacak."   TOBB Türkiye Maden Meclisi Toplantısında Meclis Üyesi Sivil Toplum Kuruluşları Başkanları da söz alarak sektörün sorunlarını gündeme getirerek çözüm noktasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’den yardım ve destek talep ettiler.  
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Salgına rağmen yatırımlarımızı askıya almadık. Üretim dişlilerimiz yavaşlasa da durmadı." dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Maden Meclisi toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla TOBB Türkiye Maden Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan’ın moderatörlüğünde video konferans yöntemiyle yapıldı.

 

TOBB Türkiye Maden Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, içinden geçtiğimiz salgın döneminde madencilik sektörüne desteklerinden dolayı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulması ve sanayileşmesi için yeraltı kaynaklarına gereken önemin verilerek Türkiye’nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonları çerçevesinde madencilik sektörünün kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlarının hazırlanması gerektiğini, bunun gerçekleştirilmesi için de “Madencilik Şurası”nın mutlaka toplanması gerektiğini ifade etti.

 

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada; “Sayın Bakanımız, Madencilik sektörümüzün bu zorlu süreci atlatması için, yasal ve idari düzenlemeler yaptı. Maden ruhsat sahiplerinin mali, idari ve teknik yükümlülüklerinin bazıları 30 Eylül’e, bazıları da 31 Aralığa kadar ertelendi. Vergi borcu yoktur yazısının 30 Eylül’e kadar istenilmemesi sağlandı. Orman izin bedellerinin tahsili 3 ay süreyle durduruldu. İşte tüm bu tedbirler, madencilik sektörümüzün ayakta kalmasını sağladı. Bu vesileyle Sayın Bakanımıza hepimiz adına teşekkürlerimizi arz ediyorum” dedi.

 

COVID 19 kaynaklı küresel ekonomik daralmanın etkilerinin halen devam ettiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu,  “Yatırımcı girişini hızlandırmak için ruhsat güvencesi mutlak suretle korunmalı, hatta artırılmalıdır. İzin süreçleri hızlandırılmalıdır. Zira COVİD 19 salgını üç sektörün önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunlar; gıda güvenliği için tarım, hastalıklardan korunmak için sağlık ve sanayimizin ihtiyaç duyduğu hammadde güvenliği için madencilik. Dolayısıyla, madencilik sektörümüzü bu süreçte ayakta tutmalıyız dedi.

 

Türkiye madencilik meclisinin bu yönde önemli çalışmalara imza attığını anlatan Hisarcıklıoğlu, Maden Kanunu üzerinde Bakanlığın önderliğinde çalışmalara başlandığını, sektör temsilcilerinin bu çalışmalarda aktif rol alması sağlanarak, kamu ile özel sektörün tam bir işbirliği içinde bulunmasının hedeflendiğini söyledi.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, madencilik ve çevrenin birbirinin karşıtı kavramlar olmadığını belirterek, "Doğa da bizim, madenler de. Hangi alanda madencilik yapılacağı, madencilik faaliyeti için hangi kurumlardan hangi izinlerin alınacağı kanunlarla belli. Ayrıca, bir maden sahası terk edildiğinde, maden sahibi projesine göre o sahayı rehabilite etmek ve ağaçlandırmakla yükümlü." dedi.

 

Küresel ekonomi piyasalarında birçok olumsuzluk yaşandığını belirten Dönmez, özellikle mart ve mayıs aylarında küçük, orta ve büyük işletmelerde sekteye uğrayan ekonomik faaliyetlerin kendilerini genel hedeflerden bir miktar uzaklaştırdığını anlattı.

 

Dönmez, tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin salgın sürecini en iyi yöneten ülkelerden biri olduğunun altını çizerek, "Salgına rağmen yatırımlarımızı askıya almadık. Üretim dişlilerimiz yavaşlasa da durmadı. Ağır ağır da olsa yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. İnşallah Türk ekonomisi son dönemde atılan adımlarla bu süreci en az hasarla atlatan ülkelerden biri olacak." ifadelerini kullandı.

 

Salgın nedeniyle kaybedilen zamanın telafi edileceğini vurgulayan Dönmez, üretim ve tüketim dengesinin değişmeye başladığını ve bunun salgının ilk dönemlerine göre sanayide artan elektrik tüketiminde görüldüğünü ifade etti.

 

Dönmez, salgın sürecinde enerji sektöründe bazı genel önemler alındığını belirterek, "Bu genel önlemlerin dışında depremden etkilenen Malatya ve Elazığ'daki rödovansçılar ve ruhsat sahiplerinin de vermeleri gereken rapor, proje gibi beyanlarını eylül sonuna, devlet hakkı ve ruhsat bedeli ödemelerini de 28 Aralık'a kadar uzattık. Ayrıca dün imzaladığımız bir kararla temdit süresine 6 ay kala temdit evraklarının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne sunulmasıyla ilgili şartı yıl sonuna kadar erteledik. Böylece gelişen şartlar doğrultusunda daha sürdürülebilir madencilik için elimizi taşın altına çekinmeden koyduk." diye konuştu.

 

Dönmez, bu yıl başında e-maden uygulamasının devreye alındığını da hatırlatarak, bugün itibarıyla 22 bin 200 maden ruhsatının iş ve işlemlerinin, 19 ana modül ve 133 alt süreçle birlikte e-devlet üzerinden yapılabildiğini kaydetti.

 

Sistem üzerinden 18 bin ruhsat sahibine, 3 bin 100 yetkilendirilmiş tüzel kişiye ve 6 bin 700 daimi nezaretçiye elektronik ortamda hizmet sağlandığını belirten Dönmez, e-maden üzerinden bugüne kadar 4 milyon e-sevk fişi, 3 bin 500 maden ruhsatı ve 1800 işletme izni düzenlendiğini söyledi.

 

Dönmez, sistem üzerinden 2 bin 500 ruhsat müracaatında bulunulduğunu ve e-maden destek masasına iletilen 6 bin talebin yerine getirildiğini belirtti.

 

Sektörde iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine değinen Dönmez, "Madencilik faaliyetlerimizle ilgili neredeyse kara propagandaya varan, manipülasyon ve dezenformasyon odaklı kirli bir bilgi ağına şahit oluyoruz. Türkiye’de madencilik sektörünün gelişimine darbe vurmayı amaçlayan bu algı operasyonlarının tek bir panzehiri var o da bu konuda proaktif bir iletişim stratejisi izlemek. Özellikle kamuoyunda madencilikle ilgili çevresel hassasiyetlerimizin en üst düzeyde olduğunun bilinmesi gerekiyor. Yapılan bunca yatırımın, ekonomiye sağlanan katkının, doğayı korumak için verilen bunca mücadelenin kamuoyu nezdinde de bir karşılığının olması gerekiyor."dedi.

 

Dönmez, madencilik ve çevrenin birbirinin karşıtı kavramlar olmadığını vurgulayarak, "Doğa da bizim, madenler de. Hangi alanda madencilik yapılacağı, madencilik faaliyeti için hangi kurumlardan hangi izinlerin alınacağı kanunlarla belli. Ayrıca, bir maden sahası terk edildiğinde, maden sahibi, projesine göre o sahayı rehabilite etmek ve ağaçlandırmakla yükümlü." ifadelerini kullandı.

 

Çevreci bir madencilik prensibiyle madenlerden de doğadan da vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Dönmez, yapılan çevreci yatırımların doğru bir şekilde anlatılması gerektiğini vurguladı.

 

Bakan Dönmez, meclise gönderilen elektrik, doğal gaz ve madencilik sektörüyle alakalı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinde yer alacak birkaç hususu şöyle sıraladı:"6183 sayılı kanun kapsamında alınan 22/a dediğimiz borcu yoktur belgesi sektörde uzun süredir aksaklıklara neden oluyordu. Bu konuda çok fazla şikayet geliyordu. Artık bu belge sadece arama ve işletme ruhsatlarının verilmesi, birleştirilmesi, sürelerinin uzatılması, ruhsatların devri ve çevreyle uyum bedeli iadelerine ilişkin müracaatlarda istenecek. 22/a belgesiyle ilgili bir başka değişiklik daha söz konusu. Artık ruhsat yürürlük yazısı, ruhsat devri, rödovans sözleşmesi, izin alanı değişikliği, ruhsat alanı küçültme, terk, mera tahsis değişikliği, geçici tatil, işletme izni, pasa değerlendirme, pasa döküm alanı, zaruri üretim izni, kamu yararı kararı, kamulaştırma kararı ve patlayıcı madde taleplerinden 22/a belgesi talep edilmeyecek. Süre uzatımlarıyla ilgili de bir düzenleme hayata geçecek. Süresi içerisinde temdit talebinde bulunanlar için uzatım talebi sonuçlandırılıncaya kadar 12 ayı geçmemek üzere geçici olarak izin verilmesi Bakan onayıyla mümkün olabilecek. Ruhsat bedellerinin geç ödenmesiyle ilgili husus da torba kanunda yer alıyor. Ocak ayı sonuna kadar yatırılmayan ruhsat bedelleri daha sonra iki katı olarak tahsil ediliyor. Artık ruhsat bedellerinin ödenmesinde yaşanacak gecikmelerde sadece amme alacağındaki gecikme zammı uygulanacak."

 

TOBB Türkiye Maden Meclisi Toplantısında Meclis Üyesi Sivil Toplum Kuruluşları Başkanları da söz alarak sektörün sorunlarını gündeme getirerek çözüm noktasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’den yardım ve destek talep ettiler.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.