DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 18.05.2020 - 09:56, Güncelleme: 18.05.2020 - 10:57

“Sektörün Tüm Paydaşları Olarak Bu Süreci Başarılı Bir Şekilde Yürüttük”

 

“Sektörün Tüm Paydaşları Olarak Bu Süreci Başarılı Bir Şekilde Yürüttük”

Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (DOSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Covid-19 salgınının iklimlendirme sektörüne etkisini Gazete Enerji’ye değerlendirdi.
Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının iklimlendirme sektörüne etkisine yönelik gazetemize değerlendirmelerde bulunan Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (DOSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının iklimlendirme sektörüne etkisine yönelik Gazete Enerji’nin sorularını yanıtladı. Vardan, “Alınan tedbirlerin oldukça yararlı olduğu gerçeğiyle, ülkemizde iyileşmenin başlamasının yanı sıra, diğer ülke ekonomilerinin de toparlanmasıyla beraber, sektörümüzün de kaldığı yerden çalışmalarına devam edeceği kanaatindeyiz. Uzun vadede ise yapacağımız planlamalarla kayıpların telafisi yönünde bir iyileşme yaşanacağını düşünüyoruz” diye konuştu.   Covid-19 salgınının İklimlendirme sektörü açısından kısa ve uzun vadede etkileri sizce neler olacaktır?   Malum olduğu üzere, Çin’in Wuhan şehrinde başlayan COVID-19 salgını, küresel bir sağlık krizi haline geldi. Kriz büyüdükçe, bu salgınla mücadele kapsamında ülkeler çok ciddi tedbirler almak zorunda kaldılar. Bunların en başında sosyal izolasyon uygulamaları vardı ve salgının etkili olduğu hemen her ülke vatandaşları evlerinde izole edilmek durumunda kaldılar. İnsanlar sokağa çıkamadılar, işyerlerinin birçoğu zorunlu olarak kapatıldı. Olmazsa olmaz, çalışması gereken birkaç sektör haricinde diğer sektörler hemen her ülkede durdu. Firmaların önemli bir kısmı kepenk indirdi, ithalatlar, ihracatlar azaldı. Özellikle seyahat kısıtlamasıyla beraber ulaşım ve turizm sektörleri de durma noktasına geldi. Bu duruşlar doğal olarak genel enerji tüketimini de azalttı. Bilhassa, petrol fiyatları dünyada belki bugüne kadar hiç görülmemiş seviyelere indi. Sonuçta insan sağlığını direk olarak ilgilendiren Covid-19 krizi, ülkelerin ekonomilerine ciddi anlamda darbe vurdu ve vurmaya da devam ediyor. Bütün bunlarla beraber, maalesef hemen her ülkede işsizlik sayıları da ciddi anlamda arttı.   İşin bizim sektörümüzü, yani doğal gazla çalışan cihazları da içinde barındıran iklimlendirme sektörünü ilgilendiren kısmına gelindiğinde, ekonomilerde yaşadığımız tüm bu olumsuz gelişmelerin, bizleri de önemli ölçüde etkilediğini net bir şekilde görüyoruz. Ancak bu etkileşim sektörün iç kırılımlarında farklılıklar gösterebiliyor.  Örneğin büyük endüstriyel yatırımlara, HORECA ve turizm sektörüne yönelik üretim yapan firmalar sıkıntı çekerken, gıda, sağlık vb. sektörlere yönelik üretim yapanlar ise çalışmalarını sürdürebiliyorlar.   Bu bağlamda, DOSİDER özelinde, bir başka deyişle doğal gaz yakan cihazları üreten firmalarımız kapsamında, üyelerimiz, tüm tedbirleri alarak üretim faaliyetlerini sürdürme konusunda gayret gösteriyorlar. Ancak üretim miktarlarında önemli düşüşler söz konusu. Çünkü özellikle bazı sektörlerden talep hiç oluşmuyor. Dolayısıyla üretimlerini hemen herkes Sağlık Bakanlığının uyarıları çerçevesinde, daralan taleplere de uygun bir şekilde yürütmeye çalışıyor. Bu krizin sektörümüzü etkileyen diğer tarafı da, her ne kadar üretim yapmaya devam etmek isteseniz dahi, ürün yapmak için kullanmak zorunda olduğunuz ara mamul veya komponentlerin tedarikinin ve hatta bunların lojistiğinin aksaması hususuydu. Hatta bu ürünlerin tedarik tedariki bir dönem için tamamen durdu. Zira yurtdışındaki firmalar kapalıydı. Bu da tabii olarak üretimlere olumsuz etki yaptı.   Bizim sektörümüzde DOSİDER üyelerinin sorumlu olduğu, tüm bu olayların bir de servis tarafı var ki, bu husus çalışmalarımıza farklı bir boyut, farklı bir bakış açısı getiriyor. Şöyle bir düşünelim; insanların evlerinde veya çalışabilenlerin de iş yerlerinde ve hatta gıda, hijyen, sağlık sektörleri gibi alanlarda üretim yapan veya hizmet verenlerin bulundukları ortamlarda ne ısıtmanın ne de proseslerin durmasını istersiniz. Dolayısıyla doğal gazla çalışan ısıtma sistemlerinin devamlı çalışır halde bulunması gerekir. Bu da bizim üyelerimizin bilhassa kombi, kazan, brülör servisleri gibi hizmetlerini her koşulda 7/24 sürdürmesini zorunlu kılıyor.   Sonuçta DOSİDER üyesi firmalarımız, Covid-19 salgının etkisinin hissedilmeye başlanmasıyla beraber faaliyetlerini azaltmak durumunda kalmış ancak sürdürmeye devam etmektedirler.   Bu sürecin bir miktar daha bu şekilde gideceğini düşünüyoruz. Alınan tedbirlerin oldukça yararlı olduğu gerçeğiyle, ülkemizde iyileşmenin başlamasının yanı sıra, diğer ülke ekonomilerinin de toparlanmasıyla beraber, sektörümüzün de kaldığı yerden çalışmalarına devam edeceği kanaatindeyiz. Uzun vadede ise yapacağımız planlamalarla kayıpların telafisi yönünde bir iyileşme yaşanacağını düşünüyoruz.   Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir?   Biraz önce de ifade etmeye çalıştığım gibi, iklimlendirme sektörünün önemli unsurlarından olan doğal gazla çalışan ısıtma sistemleri, kombi, kazan, brülör, radyant ısıtma, panel radyatör, sıcak kullanım su ısıtıcıları, ısı değiştirici, fırın, pişirici vb. ürünler konutlarda, özel ve kamu binalarında, her türlü ticari binalarda, endüstriyel tesislerde, fabrikalarda, ulaşım araçlarında, konfor işletmeleri ve üretim proseslerinde kullanılan fonksiyonel ürünlerdir. Ülkemizde 81 vilayet ve 500’ü aşkın ilçede, 325’i aşan Organize Sanayi Bölgesinde 15 milyonu aşkın abone tarafından doğal gazla çalışan cihazlar kullanılmaktadır. Bu kapsamda doğal gaz ve gaz yakan cihazlar sektörü kritik sektörler arasında yer almaktadır. Sokağa çıkma kısıtlamasına başlanılması ile birlikte ilk zamanlar bazı belirsizlikler yaşanmasına karşın, yapılan düzenlemeler ile sektörümüz, özellikle servis hizmetlerinin sürdürülmesi ve üretim tesislerinin devamlılığı noktasında hizmet sağlamaya devam edebilmiştir. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi bağlamında Devletimiz tarafından sağlanmakta olan ekonomik desteklerin kısa vadede özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmeler için önemli yararlar sağladığını düşünüyoruz. Bilhassa bu süreçte işsiz kalan ihtiyaç sahiplerine verilen desteklerin de muhtemel bir sosyal çöküntüye fırsat vermediği görüşündeyiz. İşlerini büyük ölçüde durdurmak zorunda olan firmalar için tanımlanan kısa çalışma ödeneği, KDV, erteleme imkânı, çek ödeme, KGF vb. muhtelif kredi desteklerinin de yerinde olduğu kanaatindeyiz. Tam da bu noktada, şunu mutlulukla ifade etmek isterim ki, DOSİDER üyesi firmalarımızın çoğu bu süreçte işçi çıkarmadıkları gibi, devletin desteklerine de müracaat etmeyip, bunları ihtiyacı olanların kullanmalarını tercih etmişlerdir. Ancak, tabii ki sektör içindeki alt sektör gruplarına bağlı olarak bazı firmalarımızın da bu desteklere ihtiyaç duymuş olduğunu ve istifade etmeye çalıştıklarını da eklemem gerekir.  Bundan sonra ise, önümüzdeki süreçte kontrollü bir şekilde üretim ve satış organizasyonlarının sürdürülmesi, özellikle ihracatta yaşanan ve bazı hammadde veya ara mamul tedarik sorunların yavaş yavaş normalleşmesi gerekiyor. Bütün bu süreci, küresel ölçekte düşündüğümüzde ise, özellikle hammadde ve komponent temin edilen ülkelerin normalleşme sürecine girmesiyle ki bu başladı, sektörümüzde yaşanan sıkıntıların azalacağını söyleyebiliriz. Tabii ki, bu faaliyetler sürdürülürken yeni bir dalga yaşanmaması için de azami dikkat ve özveri gerektiğini de ilave edeyim.   Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir?   Sektörümüz için yaptığımız değerlendirmelerde birkaç senaryo ortaya çıkıyor. Bu senaryolar içerisinde ağırlık kazanan görüş; 2020 yılının üçüncü çeyreğinde kontrollü bir normalleşmenin yaşanabileceği, yılın son çeyreğinde ise sektörümüzde pozitif ivmenin sağlanabileceği yönünde. Bu arada şunu da unutmamak lazım; ülke içinde bizim ve diğer sektörlerin iyiye doğru gidebilmeleri için, sadece Türkiye’nin düzelmesi yetmez. Aynı zamanda diğer ülkelerin de düzelmeleri gerekiyor. Zira biz Türkiye olarak, ciddi anlamda ithalat, ihracat yapan bir ülkeyiz. Dünyanın diğer ülkeleriyle iç içe girmiş vaziyetteyiz. Dünyanın en büyük 17. ekonomisiyiz. Dolayısıyla ticaret yaptığımız diğer ülkeler iyileşmeden Türkiye için de tam bir iyileşmeden söz edemeyiz. Maalesef bu konuda birçok belirsizlik var, birçok yorum ve görüş var. Sanırım bunu biraz da zamanla yaşayarak göreceğiz.   Salgın sürecinde dünya ile kıyasladığınız ülkemiz iklimlendirme sektörünün geldiği noktayı değerlendirir misiniz?   Sizlerin de gördüğünüz gibi, gündelik yaşamımızı ve ekonomimizi etkileyen bu salgın dolayısı ile hayatımızın merkezinde yer alan elektrik, doğal gaz, petrol gibi enerji kaynaklarının ticaretinin yapıldığı tüm piyasalar çok derinden etkilenmiş durumda ve hatta etkilenmeye devam ediyor. Alınan tedbirler doğrultusunda değişen yaşam şekillerindeki, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de azalan hareketlilik ile meydana gelen tüketim alışkanlıklarındaki değişimler enerji tüketimini de azaltmaktadır. Ancak normalleşmelerin başlamasıyla beraber enerji tüketimlerinin de artacağı aşikârdır.   Belki son olarak şunu söylememem uygun olacaktır. Bizler, DOSİDER mensupları olarak, tüm yaşanan gelişmelere rağmen, sektörümüz özelinde doğal gaz dağıtımının ve doğal gaz ile çalışan cihazların devamlılığı perspektifinden baktığımız zaman, tüketicilerin enerjiye ulaşması ve bu enerjiyi kullanan cihazların kesintisiz çalışması noktasında tüm paydaşlar olarak iyi bir imtihan verdiğimizi düşünüyoruz. Öyle ki, sağladığımız hizmetlerin aslında Covid-19 salgını neticesinde en önemli tedbirlerden biri olarak ifade edilen hijyenin devamlı sağlanması, ev ve çalışma yerlerinde temiz, sağlıklı ve konforlu ortamların oluşturulması, sıcak su, ısınma ihtiyaçlarının aksamaması, gıda ve sağlık kuruluşlarından fabrikalara kadar hemen her türlü tesiste hizmetlerin ve üretimin aksamaması bağlamında ne denli önemli, ne denli vazgeçilmez olduğu bir kez daha öne çıkıyor. Bundan sonrası için de bu konuda tüketicilerin kesintisiz hizmete ulaşabilmesine yönelik DOSİDER olarak doğal gaz dağıtıcıları ile çalışmalarımızı kesintiye uğramaksızın güçlü bir işbirliği içinde yoğun bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.     
Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (DOSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Covid-19 salgınının iklimlendirme sektörüne etkisini Gazete Enerji’ye değerlendirdi.

Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının iklimlendirme sektörüne etkisine yönelik gazetemize değerlendirmelerde bulunan Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (DOSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının iklimlendirme sektörüne etkisine yönelik Gazete Enerji’nin sorularını yanıtladı. Vardan, “Alınan tedbirlerin oldukça yararlı olduğu gerçeğiyle, ülkemizde iyileşmenin başlamasının yanı sıra, diğer ülke ekonomilerinin de toparlanmasıyla beraber, sektörümüzün de kaldığı yerden çalışmalarına devam edeceği kanaatindeyiz. Uzun vadede ise yapacağımız planlamalarla kayıpların telafisi yönünde bir iyileşme yaşanacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

 

Covid-19 salgınının İklimlendirme sektörü açısından kısa ve uzun vadede etkileri sizce neler olacaktır?

 

Malum olduğu üzere, Çin’in Wuhan şehrinde başlayan COVID-19 salgını, küresel bir sağlık krizi haline geldi. Kriz büyüdükçe, bu salgınla mücadele kapsamında ülkeler çok ciddi tedbirler almak zorunda kaldılar. Bunların en başında sosyal izolasyon uygulamaları vardı ve salgının etkili olduğu hemen her ülke vatandaşları evlerinde izole edilmek durumunda kaldılar. İnsanlar sokağa çıkamadılar, işyerlerinin birçoğu zorunlu olarak kapatıldı. Olmazsa olmaz, çalışması gereken birkaç sektör haricinde diğer sektörler hemen her ülkede durdu. Firmaların önemli bir kısmı kepenk indirdi, ithalatlar, ihracatlar azaldı. Özellikle seyahat kısıtlamasıyla beraber ulaşım ve turizm sektörleri de durma noktasına geldi. Bu duruşlar doğal olarak genel enerji tüketimini de azalttı. Bilhassa, petrol fiyatları dünyada belki bugüne kadar hiç görülmemiş seviyelere indi. Sonuçta insan sağlığını direk olarak ilgilendiren Covid-19 krizi, ülkelerin ekonomilerine ciddi anlamda darbe vurdu ve vurmaya da devam ediyor. Bütün bunlarla beraber, maalesef hemen her ülkede işsizlik sayıları da ciddi anlamda arttı.

 

İşin bizim sektörümüzü, yani doğal gazla çalışan cihazları da içinde barındıran iklimlendirme sektörünü ilgilendiren kısmına gelindiğinde, ekonomilerde yaşadığımız tüm bu olumsuz gelişmelerin, bizleri de önemli ölçüde etkilediğini net bir şekilde görüyoruz. Ancak bu etkileşim sektörün iç kırılımlarında farklılıklar gösterebiliyor.  Örneğin büyük endüstriyel yatırımlara, HORECA ve turizm sektörüne yönelik üretim yapan firmalar sıkıntı çekerken, gıda, sağlık vb. sektörlere yönelik üretim yapanlar ise çalışmalarını sürdürebiliyorlar.

 

Bu bağlamda, DOSİDER özelinde, bir başka deyişle doğal gaz yakan cihazları üreten firmalarımız kapsamında, üyelerimiz, tüm tedbirleri alarak üretim faaliyetlerini sürdürme konusunda gayret gösteriyorlar. Ancak üretim miktarlarında önemli düşüşler söz konusu. Çünkü özellikle bazı sektörlerden talep hiç oluşmuyor. Dolayısıyla üretimlerini hemen herkes Sağlık Bakanlığının uyarıları çerçevesinde, daralan taleplere de uygun bir şekilde yürütmeye çalışıyor.

Bu krizin sektörümüzü etkileyen diğer tarafı da, her ne kadar üretim yapmaya devam etmek isteseniz dahi, ürün yapmak için kullanmak zorunda olduğunuz ara mamul veya komponentlerin tedarikinin ve hatta bunların lojistiğinin aksaması hususuydu. Hatta bu ürünlerin tedarik tedariki bir dönem için tamamen durdu. Zira yurtdışındaki firmalar kapalıydı. Bu da tabii olarak üretimlere olumsuz etki yaptı.

 

Bizim sektörümüzde DOSİDER üyelerinin sorumlu olduğu, tüm bu olayların bir de servis tarafı var ki, bu husus çalışmalarımıza farklı bir boyut, farklı bir bakış açısı getiriyor. Şöyle bir düşünelim; insanların evlerinde veya çalışabilenlerin de iş yerlerinde ve hatta gıda, hijyen, sağlık sektörleri gibi alanlarda üretim yapan veya hizmet verenlerin bulundukları ortamlarda ne ısıtmanın ne de proseslerin durmasını istersiniz. Dolayısıyla doğal gazla çalışan ısıtma sistemlerinin devamlı çalışır halde bulunması gerekir. Bu da bizim üyelerimizin bilhassa kombi, kazan, brülör servisleri gibi hizmetlerini her koşulda 7/24 sürdürmesini zorunlu kılıyor.

 

Sonuçta DOSİDER üyesi firmalarımız, Covid-19 salgının etkisinin hissedilmeye başlanmasıyla beraber faaliyetlerini azaltmak durumunda kalmış ancak sürdürmeye devam etmektedirler.

 

Bu sürecin bir miktar daha bu şekilde gideceğini düşünüyoruz. Alınan tedbirlerin oldukça yararlı olduğu gerçeğiyle, ülkemizde iyileşmenin başlamasının yanı sıra, diğer ülke ekonomilerinin de toparlanmasıyla beraber, sektörümüzün de kaldığı yerden çalışmalarına devam edeceği kanaatindeyiz. Uzun vadede ise yapacağımız planlamalarla kayıpların telafisi yönünde bir iyileşme yaşanacağını düşünüyoruz.

 

Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir?

 

Biraz önce de ifade etmeye çalıştığım gibi, iklimlendirme sektörünün önemli unsurlarından olan doğal gazla çalışan ısıtma sistemleri, kombi, kazan, brülör, radyant ısıtma, panel radyatör, sıcak kullanım su ısıtıcıları, ısı değiştirici, fırın, pişirici vb. ürünler konutlarda, özel ve kamu binalarında, her türlü ticari binalarda, endüstriyel tesislerde, fabrikalarda, ulaşım araçlarında, konfor işletmeleri ve üretim proseslerinde kullanılan fonksiyonel ürünlerdir. Ülkemizde 81 vilayet ve 500’ü aşkın ilçede, 325’i aşan Organize Sanayi Bölgesinde 15 milyonu aşkın abone tarafından doğal gazla çalışan cihazlar kullanılmaktadır. Bu kapsamda doğal gaz ve gaz yakan cihazlar sektörü kritik sektörler arasında yer almaktadır. Sokağa çıkma kısıtlamasına başlanılması ile birlikte ilk zamanlar bazı belirsizlikler yaşanmasına karşın, yapılan düzenlemeler ile sektörümüz, özellikle servis hizmetlerinin sürdürülmesi ve üretim tesislerinin devamlılığı noktasında hizmet sağlamaya devam edebilmiştir.

Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi bağlamında Devletimiz tarafından sağlanmakta olan ekonomik desteklerin kısa vadede özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmeler için önemli yararlar sağladığını düşünüyoruz. Bilhassa bu süreçte işsiz kalan ihtiyaç sahiplerine verilen desteklerin de muhtemel bir sosyal çöküntüye fırsat vermediği görüşündeyiz. İşlerini büyük ölçüde durdurmak zorunda olan firmalar için tanımlanan kısa çalışma ödeneği, KDV, erteleme imkânı, çek ödeme, KGF vb. muhtelif kredi desteklerinin de yerinde olduğu kanaatindeyiz. Tam da bu noktada, şunu mutlulukla ifade etmek isterim ki, DOSİDER üyesi firmalarımızın çoğu bu süreçte işçi çıkarmadıkları gibi, devletin desteklerine de müracaat etmeyip, bunları ihtiyacı olanların kullanmalarını tercih etmişlerdir. Ancak, tabii ki sektör içindeki alt sektör gruplarına bağlı olarak bazı firmalarımızın da bu desteklere ihtiyaç duymuş olduğunu ve istifade etmeye çalıştıklarını da eklemem gerekir. 

Bundan sonra ise, önümüzdeki süreçte kontrollü bir şekilde üretim ve satış organizasyonlarının sürdürülmesi, özellikle ihracatta yaşanan ve bazı hammadde veya ara mamul tedarik sorunların yavaş yavaş normalleşmesi gerekiyor. Bütün bu süreci, küresel ölçekte düşündüğümüzde ise, özellikle hammadde ve komponent temin edilen ülkelerin normalleşme sürecine girmesiyle ki bu başladı, sektörümüzde yaşanan sıkıntıların azalacağını söyleyebiliriz. Tabii ki, bu faaliyetler sürdürülürken yeni bir dalga yaşanmaması için de azami dikkat ve özveri gerektiğini de ilave edeyim.

 

Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir?

 

Sektörümüz için yaptığımız değerlendirmelerde birkaç senaryo ortaya çıkıyor. Bu senaryolar içerisinde ağırlık kazanan görüş; 2020 yılının üçüncü çeyreğinde kontrollü bir normalleşmenin yaşanabileceği, yılın son çeyreğinde ise sektörümüzde pozitif ivmenin sağlanabileceği yönünde. Bu arada şunu da unutmamak lazım; ülke içinde bizim ve diğer sektörlerin iyiye doğru gidebilmeleri için, sadece Türkiye’nin düzelmesi yetmez. Aynı zamanda diğer ülkelerin de düzelmeleri gerekiyor. Zira biz Türkiye olarak, ciddi anlamda ithalat, ihracat yapan bir ülkeyiz. Dünyanın diğer ülkeleriyle iç içe girmiş vaziyetteyiz. Dünyanın en büyük 17. ekonomisiyiz. Dolayısıyla ticaret yaptığımız diğer ülkeler iyileşmeden Türkiye için de tam bir iyileşmeden söz edemeyiz. Maalesef bu konuda birçok belirsizlik var, birçok yorum ve görüş var. Sanırım bunu biraz da zamanla yaşayarak göreceğiz.

 

Salgın sürecinde dünya ile kıyasladığınız ülkemiz iklimlendirme sektörünün geldiği noktayı değerlendirir misiniz?

 

Sizlerin de gördüğünüz gibi, gündelik yaşamımızı ve ekonomimizi etkileyen bu salgın dolayısı ile hayatımızın merkezinde yer alan elektrik, doğal gaz, petrol gibi enerji kaynaklarının ticaretinin yapıldığı tüm piyasalar çok derinden etkilenmiş durumda ve hatta etkilenmeye devam ediyor. Alınan tedbirler doğrultusunda değişen yaşam şekillerindeki, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de azalan hareketlilik ile meydana gelen tüketim alışkanlıklarındaki değişimler enerji tüketimini de azaltmaktadır. Ancak normalleşmelerin başlamasıyla beraber enerji tüketimlerinin de artacağı aşikârdır.

 

Belki son olarak şunu söylememem uygun olacaktır. Bizler, DOSİDER mensupları olarak, tüm yaşanan gelişmelere rağmen, sektörümüz özelinde doğal gaz dağıtımının ve doğal gaz ile çalışan cihazların devamlılığı perspektifinden baktığımız zaman, tüketicilerin enerjiye ulaşması ve bu enerjiyi kullanan cihazların kesintisiz çalışması noktasında tüm paydaşlar olarak iyi bir imtihan verdiğimizi düşünüyoruz. Öyle ki, sağladığımız hizmetlerin aslında Covid-19 salgını neticesinde en önemli tedbirlerden biri olarak ifade edilen hijyenin devamlı sağlanması, ev ve çalışma yerlerinde temiz, sağlıklı ve konforlu ortamların oluşturulması, sıcak su, ısınma ihtiyaçlarının aksamaması, gıda ve sağlık kuruluşlarından fabrikalara kadar hemen her türlü tesiste hizmetlerin ve üretimin aksamaması bağlamında ne denli önemli, ne denli vazgeçilmez olduğu bir kez daha öne çıkıyor. Bundan sonrası için de bu konuda tüketicilerin kesintisiz hizmete ulaşabilmesine yönelik DOSİDER olarak doğal gaz dağıtıcıları ile çalışmalarımızı kesintiye uğramaksızın güçlü bir işbirliği içinde yoğun bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.

 

  

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.