DERGİ
odaklı
GÜNCEL (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 25.09.2020 - 11:36, Güncelleme: 25.09.2020 - 11:36

“Türkiye Bir Hidrojen Hub’ı Olabilir mi?”

 

“Türkiye Bir Hidrojen Hub’ı Olabilir mi?”

Türkiye’de ve dünyada hidrojen teknolojisinde fırsatların ve geliştirilebilecek bir yol haritasının önemli unsurlarının ele alındığı Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), tarafından “Türkiye Hidrojen Ekonomisi” konulu webinar düzenledi.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), bu yıl düzenlediği Webinar serisinin dördüncüsünü “Türkiye Hidrojen Ekonomisi” başlığı altında 24 Eylül Perşembe günü  gerçekleştirdi. Türkiye’de ve dünyada hidrojen teknolojisinde  fırsatların ve geliştirilebilecek bir yol haritasının önemli  unsurlarının ele alındığı ve Bilkent Enerji Politikaları Araştırma Merkezi araştırmacısı Barış Sanlı moderasyonunda gerçekleştirilen  panelde, GAZBİR Başkanı Yaşar Arslan, ODTÜ ve Fransa ICARE-CNRS’den Prof. Dr. İskender Gökalp ve MIT Energy Initiative Araştırmacısı Dr. Emre Gençer, hidrojen enerjisinin önemli teknik ve stratejik  boyutlarına ilişkin bilgi ve görüşlerini paylaştılar.   GAZBİR olarak hidrojenin doğalgaz dağıtım şebekesine  entegrasyonuna ilişkin yürüttükleri çalışmalar ve Konya’daki test  merkezi hakkında bilgi veren Yaşar Arslan, hidrojen karışımlı doğal gaz ile ilgili olarak çeşitli basınç ve hacimlerde yakma testlerini de  tamamladıklarını belirtti. Arslan, bu alanda yasal ve düzenleyici  çerçevede atılması gereken adımlara ilişkin değerlendirmelerini de  paylaşırken, yenilenebilir enerjide uygulanan YEKA benzeri bir teşvik  modelinin hidrojen tedarik fırsatlarını artırabileceğini ifade etti.   Prof. İskender Gökalp, ODTÜ ve Fransa’da bu alanda yürüttükleri  laboratuvar çalışmaları hakkında bilgi vererek, Türkiye’nin linyit  kaynakları, rüzgar ve güneş potansiyeli çerçevesinde hidrojen  üretimine ilişkin önemli değerlendirmelerini paylaştı. Enerji sistemi  perspektifi ve sistem güvenliği konularının da titizlikle ele alınması  gerektiğini belirten Gökalp, hidrojen teknolojilerinde üniversiteler  arasında işbirliğinin artmasının ve sanayi işbirliklerinin önemine de  dikkat çekti.   Dr. Emre Gençer, ilk kez 1874 yılında Jules Verne’in “Esrarlı Ada”  romanında bir enerji kaynağı olarak geçen hidrojenin, bugün dünya  genelinde en önde gelen enerji teknolojisi konularından biri durumuna  geldiğini ve global iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir rol  oynamasının beklendiğini belirtti.   Hidrojenin küresel karbon ayak izinin azaltılması bakımından  önemine dikkati çeken Dr. Gençer, düşük karbonlu elektrik üretiminin  destekleyicisi olarak hidrojenin sanayiden ulaşıma pek çok alanda  önemli kazanımlar sağlayabileceğine vurgu yaptı. Gençer, son dönemde Avrupa’da bu alanda önemli projeler geliştirildiğini ifade ederek, Türkiye’nin hidrojen enerjisinde üretici olmanın ötesinde bölgesel bir  ihracatçı konumuna gelebileceğini düşündüğünü belirtti.   Barış Sanlı, hidrojenin üretiminden tüm sistem boyutlarına kadar  bütünsel bir yaklaşımın, Türkiye hidrojen stratejisi ve yol  haritasının ana unsurlarını oluşturmasını beklediğini ve Türkiye’nin  bu alanda çalışmalarını artırarak bir Hidrojen Hub’ı olabilmeyi de  tartışabileceğini ifade etti.   IICEC Araştırma Direktörü Bora Şekip Güray, hidrojen üretimi ve  diğer ilgili teknolojilerde, kamu, özel sektör, sanayi, sektör  dernekleri ve üniversiteler işbirliğinde ortak projeler  geliştirilmesinin, enerji ithalatının azaltılması ve gelişen  teknolojide yerlileşme bakımından önemli fırsatlar yaratabileceğini  ifade etti. 
Türkiye’de ve dünyada hidrojen teknolojisinde fırsatların ve geliştirilebilecek bir yol haritasının önemli unsurlarının ele alındığı Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), tarafından “Türkiye Hidrojen Ekonomisi” konulu webinar düzenledi.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), bu yıl düzenlediği Webinar serisinin dördüncüsünü “Türkiye Hidrojen Ekonomisi” başlığı altında 24 Eylül Perşembe günü  gerçekleştirdi. Türkiye’de ve dünyada hidrojen teknolojisinde  fırsatların ve geliştirilebilecek bir yol haritasının önemli  unsurlarının ele alındığı ve Bilkent Enerji Politikaları Araştırma Merkezi araştırmacısı Barış Sanlı moderasyonunda gerçekleştirilen  panelde, GAZBİR Başkanı Yaşar Arslan, ODTÜ ve Fransa ICARE-CNRS’den Prof. Dr. İskender Gökalp ve MIT Energy Initiative Araştırmacısı Dr. Emre Gençer, hidrojen enerjisinin önemli teknik ve stratejik  boyutlarına ilişkin bilgi ve görüşlerini paylaştılar.

 

GAZBİR olarak hidrojenin doğalgaz dağıtım şebekesine  entegrasyonuna ilişkin yürüttükleri çalışmalar ve Konya’daki test  merkezi hakkında bilgi veren Yaşar Arslan, hidrojen karışımlı doğal gaz ile ilgili olarak çeşitli basınç ve hacimlerde yakma testlerini de  tamamladıklarını belirtti. Arslan, bu alanda yasal ve düzenleyici  çerçevede atılması gereken adımlara ilişkin değerlendirmelerini de  paylaşırken, yenilenebilir enerjide uygulanan YEKA benzeri bir teşvik  modelinin hidrojen tedarik fırsatlarını artırabileceğini ifade etti.

 

Prof. İskender Gökalp, ODTÜ ve Fransa’da bu alanda yürüttükleri  laboratuvar çalışmaları hakkında bilgi vererek, Türkiye’nin linyit  kaynakları, rüzgar ve güneş potansiyeli çerçevesinde hidrojen  üretimine ilişkin önemli değerlendirmelerini paylaştı. Enerji sistemi  perspektifi ve sistem güvenliği konularının da titizlikle ele alınması  gerektiğini belirten Gökalp, hidrojen teknolojilerinde üniversiteler  arasında işbirliğinin artmasının ve sanayi işbirliklerinin önemine de  dikkat çekti.

 

Dr. Emre Gençer, ilk kez 1874 yılında Jules Verne’in “Esrarlı Ada”  romanında bir enerji kaynağı olarak geçen hidrojenin, bugün dünya  genelinde en önde gelen enerji teknolojisi konularından biri durumuna  geldiğini ve global iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir rol  oynamasının beklendiğini belirtti.

 

Hidrojenin küresel karbon ayak izinin azaltılması bakımından  önemine dikkati çeken Dr. Gençer, düşük karbonlu elektrik üretiminin  destekleyicisi olarak hidrojenin sanayiden ulaşıma pek çok alanda  önemli kazanımlar sağlayabileceğine vurgu yaptı. Gençer, son dönemde Avrupa’da bu alanda önemli projeler geliştirildiğini ifade ederek, Türkiye’nin hidrojen enerjisinde üretici olmanın ötesinde bölgesel bir  ihracatçı konumuna gelebileceğini düşündüğünü belirtti.

 

Barış Sanlı, hidrojenin üretiminden tüm sistem boyutlarına kadar  bütünsel bir yaklaşımın, Türkiye hidrojen stratejisi ve yol  haritasının ana unsurlarını oluşturmasını beklediğini ve Türkiye’nin  bu alanda çalışmalarını artırarak bir Hidrojen Hub’ı olabilmeyi de  tartışabileceğini ifade etti.

 

IICEC Araştırma Direktörü Bora Şekip Güray, hidrojen üretimi ve  diğer ilgili teknolojilerde, kamu, özel sektör, sanayi, sektör  dernekleri ve üniversiteler işbirliğinde ortak projeler  geliştirilmesinin, enerji ithalatının azaltılması ve gelişen  teknolojide yerlileşme bakımından önemli fırsatlar yaratabileceğini  ifade etti. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.