DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 18.11.2019 - 10:05, Güncelleme: 18.11.2019 - 10:05

“Dünyadaki 90 Çeşit Madenin 77’si Türkiye’de”

 

“Dünyadaki 90 Çeşit Madenin 77’si Türkiye’de”

Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMIB) tarafından düzenlenen Hayatımız Maden Çalıştayı’nın üçüncüsü, 16 Kasım’da İzmir’de “Sürdürülebilir Madencilik” temasıyla gerçekleştirildi.
Madenlerin insan hayatındaki 12 bin 500 yıllık vazgeçilmezliğine  dikkati çekmek amacıyla “Hayatımız Maden” mottosuyla Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMIB) tarafından düzenlenen Hayatımız Maden Çalıştayı’nın üçüncüsü, 16 Kasım’da İzmir’de “Sürdürülebilir Madencilik” temasıyla gerçekleştirildi. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı, sektörün 15 STK’sı ve maden sektörü profesyonellerinin  katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay “Ülkemiz Madenciliğinde Başarı Öyküleri”, “Yaşamın Temeli Maden” ve “Sürdürülebilir Madencilik İçin Yasal Düzenlemeler ve Mevzuat” başlıklı üç oturumdan oluştu.   Çalıştayda bir konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı şunları söyledi: “Madenler insan ve  toplum yaşamının önemli bir parçasıdır. Toplumların refahı ve ekonomik  kalkınması için şarttır ve gelişmiş ekonomilerin bugün geldiği noktada  büyük rol oynamıştır. Yaşamı fonksiyonel hale getiren araç ve  gereçlerin tümüne yakını madenciliğin sonucudur. Ülkemizde çok çeşitli  madenler var ancak karmaşık jeolojik yapımız maden armayı  zorlaştırıyor. Dünyada yer altı kaynakları sıralamasında 132 ülke  arasında üretim değerimizle 28. maden çeşitliliği bakımından da 10.sırada yer alıyoruz. Ülkemiz metalik madenler, enerji hammaddeleri  ve jeotermal kaynaklar açısından zengin. Yerli kaynakların ekonomiye  kazandırılması ve değer zincirinin oluşturulması bakanlığımızın temel  hedefi. Yeni maden kanunu çalışmalarımız da devam ediyor. Bu kanunu  madencilik sektörüyle beraber çalışarak, el ele çıkaracağız.”diye konuştu.   Çalıştayın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay ise “Madenciliğin sanayiye ve ticarete katkısı ortada. Biz de  bakanlık olarak madencilik sektörüne çok önem veriyoruz. Türkiye olarak madencilikte 4.7 milyar dolara ulaşan bir  ihracatımız var. Bunun 1.9 milyar doları ise mermerden geliyor. Dünyada  ise bu rakam totalde 16-17 milyar doları buluyor. Hacim olarak ise  dünya rezervleri 15 milyar metreküp iken bizde bu rakam 5.1 milyar  metreküp oluyor. Bu da aslında katma değerli ürün satışında daha yol  almamız gerektiğini gösteriyor. Devletimiz ve bakanlıklarımız olarak  bu konuda desteğimiz tam. 2019 yılında tam 14 ticaret heyeti  düzenlendi ve bizler de desteğimizi gösterdik. İhracatçımızın her  zaman yanındayız. Madencilerimizin, mermer doğal taşçılarımızın her  zaman yanındayız. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok güzel işler  başaracağımızdan şüphemiz yok.”dedi.   Çevre, mevzuat, başarı hikayeleri başta olmak üzere madencilik  sektörünün gündemindeki konuların tartışıldığı “Hayatımız Maden Çalıştayı”na emeği geçen sektörün 15 sivil toplum kuruluşuna teşekkür  eden Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, “İlk Çalıştayımız’da 9 STK ile başlayan sektörel mutabakatımız  bugün 15 STK'ya ulaştı. Artık 15 STK birlikte hareket ediyor,  sektörümüz için el ele çalışıyoruz” diye konuştu.   Madenciliğin modern hayatın can damarlarından biri olduğuna  değinen Kaya, “Maden denildiğinde akla öncelikle sanayi gelse de  aslında Hayatımız Maden! Bugün evimizde kullandığımız telefona, su  içtiğimiz bardaktan elimizden düşürmediğimiz tabletlere, uçaklardan  gemilere kadar hayatımızın vazgeçilmezi olan birçok ürün farklı  madenler içeriyor. Modern sağlık hizmetleri, bankacılık sistemleri,  ulaşım, ısınma, gıda gibi birçok sektör maden sektörüyle yaşıyor. Hal  böyleyken yani "Hayatımız bu kadar Maden"ken hem doğru madencilik  yapmamız hem de bunu kamuoyuna doğru anlatmamız gerekiyor” dedi.   Türkiye’nin en önemli öz kaynaklarından biri olan madenlerin  yeryüzüne çıkarılıp, yerinde işlenerek ekonomiye kazandırılması  gerektiğini anlatan Kaya, dünyadaki 90 çeşit madenin 77’sinin Türkiye’de bulunduğuna dikkat çekti. “Dünya metal maden rezervlerinin  yüzde 0.4’ü, endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde 2.5’i, kömür  rezervlerinin yüzde 1.0’i ve jeotermal potansiyelinin yüzde 0.8’ine  sahibiz” diyen Kaya, artık hammadde üretip satmak yerine dünya  pazarına katma değerli ürünler sunulmasının şart olduğunun altını  çizdi.   Madencilikte dışa bağımlılığa da dikkat çeken Kaya, “Ülke olarak toplam ithalatımızın yaklaşık yüzde 75’ini enerji,  hammadde ve ara mal kalemleri oluşturuyor. İhtiyacımız olan enerji  kaynaklarını ve metalleri dışarıdan satın almak için çok büyük bedel  ödüyoruz. İthal kömür, demir cevheri, altın, bakır, kurşun, çinko ve  birçok maden ve metal için her yıl yaklaşık 25 milyar dolar  harcıyoruz. Öz kaynaklarımız ise hala toprağın altında yatıyor! Bu  yeraltı kaynaklarının çıkarılıp ekonomiye kazandırılmasının milli bir  görev olduğuna inanıyor, madenlerimizi işleterek milletimizin yararına  sunmak istiyoruz. 'İnadına Üretim, İnadına İhracat' diyoruz.”dedi.   Madencilik sektörünün 2019 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9,2  küçüldüğünü ifade eden Kaya, “82 milyonun ev sahibi olduğu madenlerin  kiracıları olarak, inadına üretim, inadına ihracat sloganıyla hareket  ediyoruz. 2019 yılının Ocak – Ekim döneminde Türkiye’ye 3,6 milyar  dolar döviz kazandırdık. Madencilik sektörü 15 milyar dolar ihracat  rakamına ulaşacak potansiyele sahip. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak  için konunun tüm taraflarını Hayatımız Maden Çalıştayı’nda buluşturduk  ve yol haritamızı belirledik. Madencilik sahalarında Devletin ilgili  kurumlarınca verilen izinler dahilinde ve yine bu kurumların gözetim  ve denetimi altında çalışan birçok maden işletmesi bulunuyor. Ülkemizin maden ihtiyacını karşılayabilmek, dışa bağımlılığı  azaltabilmek için sürdürülebilir bir maden üretimini gerçekleştirmek  zorundayız. Bunun için çevre ile dost, insan sağlığını üretiminin  merkezine oturtan ve sürdürülebilir bir üretim zincirini iyi yöneterek  amacımıza ulaşabiliriz. Çalıştayımızın bu anlamda da sektöre ve  ülkemize büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.   
Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMIB) tarafından düzenlenen Hayatımız Maden Çalıştayı’nın üçüncüsü, 16 Kasım’da İzmir’de “Sürdürülebilir Madencilik” temasıyla gerçekleştirildi.

Madenlerin insan hayatındaki 12 bin 500 yıllık vazgeçilmezliğine  dikkati çekmek amacıyla “Hayatımız Maden” mottosuyla Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMIB) tarafından düzenlenen Hayatımız Maden Çalıştayı’nın üçüncüsü, 16 Kasım’da İzmir’de “Sürdürülebilir Madencilik” temasıyla gerçekleştirildi. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı, sektörün 15 STK’sı ve maden sektörü profesyonellerinin  katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay “Ülkemiz Madenciliğinde Başarı Öyküleri”, “Yaşamın Temeli Maden” ve “Sürdürülebilir Madencilik İçin Yasal Düzenlemeler ve Mevzuat” başlıklı üç oturumdan oluştu.

 

Çalıştayda bir konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı şunları söyledi: “Madenler insan ve  toplum yaşamının önemli bir parçasıdır. Toplumların refahı ve ekonomik  kalkınması için şarttır ve gelişmiş ekonomilerin bugün geldiği noktada  büyük rol oynamıştır. Yaşamı fonksiyonel hale getiren araç ve  gereçlerin tümüne yakını madenciliğin sonucudur. Ülkemizde çok çeşitli  madenler var ancak karmaşık jeolojik yapımız maden armayı  zorlaştırıyor. Dünyada yer altı kaynakları sıralamasında 132 ülke  arasında üretim değerimizle 28. maden çeşitliliği bakımından da
10.sırada yer alıyoruz. Ülkemiz metalik madenler, enerji hammaddeleri  ve jeotermal kaynaklar açısından zengin. Yerli kaynakların ekonomiye  kazandırılması ve değer zincirinin oluşturulması bakanlığımızın temel  hedefi. Yeni maden kanunu çalışmalarımız da devam ediyor. Bu kanunu  madencilik sektörüyle beraber çalışarak, el ele çıkaracağız.”diye konuştu.

 

Çalıştayın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay ise “Madenciliğin sanayiye ve ticarete katkısı ortada. Biz de  bakanlık olarak madencilik sektörüne çok önem veriyoruz. Türkiye olarak madencilikte 4.7 milyar dolara ulaşan bir  ihracatımız var. Bunun 1.9 milyar doları ise mermerden geliyor. Dünyada  ise bu rakam totalde 16-17 milyar doları buluyor. Hacim olarak ise  dünya rezervleri 15 milyar metreküp iken bizde bu rakam 5.1 milyar  metreküp oluyor. Bu da aslında katma değerli ürün satışında daha yol  almamız gerektiğini gösteriyor. Devletimiz ve bakanlıklarımız olarak  bu konuda desteğimiz tam. 2019 yılında tam 14 ticaret heyeti  düzenlendi ve bizler de desteğimizi gösterdik. İhracatçımızın her  zaman yanındayız. Madencilerimizin, mermer doğal taşçılarımızın her  zaman yanındayız. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok güzel işler  başaracağımızdan şüphemiz yok.”dedi.

 

Çevre, mevzuat, başarı hikayeleri başta olmak üzere madencilik  sektörünün gündemindeki konuların tartışıldığı “Hayatımız Maden Çalıştayı”na emeği geçen sektörün 15 sivil toplum kuruluşuna teşekkür  eden Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, “İlk Çalıştayımız’da 9 STK ile başlayan sektörel mutabakatımız  bugün 15 STK'ya ulaştı. Artık 15 STK birlikte hareket ediyor,  sektörümüz için el ele çalışıyoruz” diye konuştu.

 

Madenciliğin modern hayatın can damarlarından biri olduğuna  değinen Kaya, “Maden denildiğinde akla öncelikle sanayi gelse de  aslında Hayatımız Maden! Bugün evimizde kullandığımız telefona, su  içtiğimiz bardaktan elimizden düşürmediğimiz tabletlere, uçaklardan  gemilere kadar hayatımızın vazgeçilmezi olan birçok ürün farklı  madenler içeriyor. Modern sağlık hizmetleri, bankacılık sistemleri,  ulaşım, ısınma, gıda gibi birçok sektör maden sektörüyle yaşıyor. Hal  böyleyken yani "Hayatımız bu kadar Maden"ken hem doğru madencilik  yapmamız hem de bunu kamuoyuna doğru anlatmamız gerekiyor” dedi.

 

Türkiye’nin en önemli öz kaynaklarından biri olan madenlerin  yeryüzüne çıkarılıp, yerinde işlenerek ekonomiye kazandırılması  gerektiğini anlatan Kaya, dünyadaki 90 çeşit madenin 77’sinin Türkiye’de bulunduğuna dikkat çekti. “Dünya metal maden rezervlerinin  yüzde 0.4’ü, endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde 2.5’i, kömür  rezervlerinin yüzde 1.0’i ve jeotermal potansiyelinin yüzde 0.8’ine  sahibiz” diyen Kaya, artık hammadde üretip satmak yerine dünya  pazarına katma değerli ürünler sunulmasının şart olduğunun altını  çizdi.

 

Madencilikte dışa bağımlılığa da dikkat çeken Kaya, “Ülke olarak toplam ithalatımızın yaklaşık yüzde 75’ini enerji,  hammadde ve ara mal kalemleri oluşturuyor. İhtiyacımız olan enerji  kaynaklarını ve metalleri dışarıdan satın almak için çok büyük bedel  ödüyoruz. İthal kömür, demir cevheri, altın, bakır, kurşun, çinko ve  birçok maden ve metal için her yıl yaklaşık 25 milyar dolar  harcıyoruz. Öz kaynaklarımız ise hala toprağın altında yatıyor! Bu  yeraltı kaynaklarının çıkarılıp ekonomiye kazandırılmasının milli bir  görev olduğuna inanıyor, madenlerimizi işleterek milletimizin yararına  sunmak istiyoruz. 'İnadına Üretim, İnadına İhracat' diyoruz.”dedi.

 

Madencilik sektörünün 2019 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9,2  küçüldüğünü ifade eden Kaya, “82 milyonun ev sahibi olduğu madenlerin  kiracıları olarak, inadına üretim, inadına ihracat sloganıyla hareket  ediyoruz. 2019 yılının Ocak – Ekim döneminde Türkiye’ye 3,6 milyar  dolar döviz kazandırdık. Madencilik sektörü 15 milyar dolar ihracat  rakamına ulaşacak potansiyele sahip. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak  için konunun tüm taraflarını Hayatımız Maden Çalıştayı’nda buluşturduk  ve yol haritamızı belirledik. Madencilik sahalarında Devletin ilgili  kurumlarınca verilen izinler dahilinde ve yine bu kurumların gözetim  ve denetimi altında çalışan birçok maden işletmesi bulunuyor. Ülkemizin maden ihtiyacını karşılayabilmek, dışa bağımlılığı  azaltabilmek için sürdürülebilir bir maden üretimini gerçekleştirmek  zorundayız. Bunun için çevre ile dost, insan sağlığını üretiminin  merkezine oturtan ve sürdürülebilir bir üretim zincirini iyi yöneterek  amacımıza ulaşabiliriz. Çalıştayımızın bu anlamda da sektöre ve  ülkemize büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.