DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 13.05.2020 - 09:24, Güncelleme: 13.05.2020 - 09:24

“Enerji Sektörü Pandemi Sürecini Fırsata Dönüştürebilir”

 

“Enerji Sektörü Pandemi Sürecini Fırsata Dönüştürebilir”

Goldwınd Turkey Enerji A.Ş. Satış ve İş Geliştirme Müdürü Batuhan Erkut, Covid-19 salgınının enerji sektörüne etkisini Gazete Enerji’ye değerlendirdi.
Goldwınd Turkey Enerji A.Ş. Satış ve İş Geliştirme Müdürü Batuhan Erkut, Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının enerji sektörüne etkisine yönelik Gazete Enerji’nin sorularını yanıtladı. Erkut, “Covid-19’un küresel etkileri tüm dünyaya dengeli bir enerji piyasasının ve enerjide arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Covid-19’un yaratmış olduğu benzeri görülmemiş durum bir fırsat olarak değerlendirilmeli ve enerjide dönüşüm için sürdürülebilir hedefler yeni enerji düzenine ulaşmak için hızlandırılmalıdır.” diyor. ​   Covid-19 salgınının enerji sektörü açısından kısa ve uzun vadede etkileri sizce neler olacaktır? Son yüzyılda dünya genelinde gerçekleşen olaylara baktığımızda Covid-19 dünyaya ve ülkemize olan etkileri açısından tüm benzerlerinin önüne geçerek ilk sıralarda yerini almıştır. Dünya genelindeki ekonomik aktivitelere olan etkisi 2008 Küresel Ekonomik Krizi’ne oranla bile daha ciddi ve hızlı gerçekleşmiştir. Bu etkiler arasında demir çelik üretiminin 2009 senesinden bugüne görülen en düşük seviyeye inmesi, perakende satışlarının eksi yöne eğilimi, tüketici güven endekslerinin azalması ve benzeri bir çok gösterge sayılabilir. Enerji sektörü açısından da kısa vadede gerçekleşen talep düşüşleri enerji arzını önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle sivil havacılık, karayolu ulaşımı ve endüstriyel üretimdeki kısıtlamalar sonucu meydana gelen talep dalgalanmaları petrol piyasalarında yüksek düşüşlere neden olmuştur.   Yenilenebilir enerji sektöründe, güneş ve rüzgar enerjisi santralleri kurulum süreçlerinde Covid-19’un sebep olduğu tedarik sorunları ertelemelere yol açmıştır. Bu ertelemelere neden olan tedarik sorunları ilk başlarda ekipman üreticilerinin ve alt tedarikçilerinin üretim süreçleri kaynaklı gerçekleşmiştir. Fakat, bugün itibari ile benzer ertelemeler daha çok ekipmanların ulaşımı ve ilgili projelerin bulunduğu ülkelerdeki yerel kısıtlamalar nedeniyle gerçekleşmektedir. Özellikle Çin’deki üretim faaliyetlerin Covid-19 öncesi durumuna dönmüş olması rüzgar ve güneş enerjisi sektöründeki kurulumlara olan etkinin en aza indirgenmesine yardımcı olacaktır.   Goldwind olarak bizler tüm yatırımcılarımıza projelerini olabilen en kısa sürelerde tamamlamaları için tam kapasitemizde üretim faaliyetlerimize devam ediyoruz.   Covid-19 sonrasında oluşacak yeni normalimizin sektöre olan etkilerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Çoğu işletmedeki rüzgar santralinin bakım işleri, ekipman tedarikçileri tarafından oluşturulan servis ağları kullanılarak karşılanmaktadır. Bu servis ağları içerisinde iş gücünü en iyi düzeyde yönetmek ve en verimli işletme koşullarına sahip olmak için ekipler arasında yer değiştirmeler ve seyahatler yer almaktadır. Avrupa ülkelerinde yer alan enerji santralleri düşünüldüğünde, ülkesel seyahat kısıtlamaları ve yer değiştirme güçlükleri mevcut iş gücünü etkili kullanamamaya ve hizmet kalitesinde düşüşlere neden olabilir. Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe iyi yetişmiş insan kaynağı, yurtdışından getirilmesi gereken personel ihtiyacını minimumda tuttuğu için, bu durumu daha kontrol edilebilir hale getirmektedir.   Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir? Önlem ve destekleri ekipman tedariği açısından değerlendirmek gerekirse; T.C. İçişleri Bakanlığı genelgesine göre arz güvenliğinin ihtiyaç duyduğu malzemenin nakli ve üretiminin gerçekleşmesinde görevli olan araç ve personel mevcut işlerine devam edebilmektedirler. Bu uygulama özellikle kurulum süreçlerinin aksamadan ilerlemesinde büyük önem taşımaktadır.   Ancak enerji projeleri süreçleri bir bütün olarak değerlendirmeli ve tüm süreçleri destekleyecek uygulamaların getirilmesi için çalışmalara devam edilmelidir. Örnek olarak proje geliştirme süreçlerinde yaşanan aksaklıklardan bahsedebiliriz. Yerel yönetimlerin dahil olduğu ve Covid-19 nedeniyle ara verilen imar işleri proje geliştirme süreçlerinde en az 3 aylık ertelemelere neden olmuştur. Bundan dolayı projelerin inşaat planları ertelenmek zorunda kalmıştır. İzinsel süreçler online platforma aktarılarak beklenen işlerin ivedikle tamamlanması tüm enerji projelerinin en kısa sürede devreye alınmasına yardımcı olabilir.   Bilindiği üzere yenilenebilir enerji projeleri için sektörün en büyük gündem konusu YEKDEM’in 2020 sonrası ne şekilde devam edeceğidir. 2020 sonunda bitmesi tanımlanan YEKDEM mekanizması için, Covid-19 nedeniyle yetiştirilmesi güçlükte olan projeler de dikkate alındığında, bir uzatma tanımlanması tüm sektörün kısa vadede yatırım planlamalarını daha etkili yapmasını sağlayabilir.   Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir? Türkiye yenilenebilir enerjisi sektörü, özellikle rüzgar ve güneş enerjisi düşünüldüğünde, yatırım iştahı yüksek, ekipman tedarik zinciri yerlileştirilebilen ve kaynak bazında dünyadaki diğer ülkelerle yarışabilir durumda olan bir sektördür. Bu sektörün gelişmesi için en önemli faktörlerden biri de yatırımcılar için yaratılması gereken öngörülebilirlik ortamıdır. Rüzgar ve güneş enerjisi projeleri için açıklanan başvurular periyodik aralıklarla kabul edilmeye devam edilmeli ve takip eden ihaleleri ivedikle gerçekleşmelidir. Rüzgar ve güneş enerjisi teknolojileri günümüzde her ne kadar şebeke paritesine ulaşmış da olsa, bu projelerin rekabetçi finansmana ulaşabilmeleri için dengeli, öngörülebilir ve güvenilir bir nakit akışına sahip olmaları gerekmektedir. YEKDEM mekanizması bu noktada çok önemli olup uzun vadede net bir şekilde tanımlanmalıdır.   Sektördeki öngörülebilirlik konusunun çözülmesi ve projelerin finansmana erişebilmesi durumunda Covid-19 salgınının etkileri kısa vadede atlatılıp sektörün kaybetmiş olduğu ivmeyi geri kazanmaması için herhangi bir neden bulunmamaktadır.   Salgın sürecinde dünya ile kıyasladığınız ülkemiz enerji sektörünün geldiği noktayı değerlendirir misiniz? Covid-19’un küresel etkileri tüm dünyaya dengeli bir enerji piyasasının ve enerjide arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Petrol talebindeki düşüşler, petrol üreticisi ülkelerin direkt satışlarındaki gelir kalemlerini düşürürken, petrol tüketimini vergi sistemine entegre eden ülkelerin de vergi gelirlerini etkilemesi öngörülebilir. Türkiye her ne kadar ikinci kategoriye dahil de olsa, aynı zamanda düşen petrol fiyatları enerji harcamalarında tasarrufa olanak sağlayabilir.   Covid-19’un yaratmış olduğu benzeri görülmemiş durum bir fırsat olarak değerlendirilmeli ve enerjide dönüşüm için sürdürülebilir hedefler yeni enerji düzenine ulaşmak için hızlandırılmalıdır. Kaynak bakımından oldukça zengin olduğumuz rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin sisteme entegrasyonu desteklenmeye devam edilmeli ve sistem verimliliğini arttıracak döngüsel ekonomi çözümleri yeni enerji düzenimizin alt yapısı haline getirmeliyiz.   Covid-19’un etkileri uzun vadede tamamen kaybolacak olsa da iklim değişikliği ve sonuçları halen önümüzde durmakta olan ciddi bir problemdir. Türkiye gerek insan kaynağı gerek de doğal kaynak anlamında bu sorunların üstesinden gelmek için hazır durumdadır.
Goldwınd Turkey Enerji A.Ş. Satış ve İş Geliştirme Müdürü Batuhan Erkut, Covid-19 salgınının enerji sektörüne etkisini Gazete Enerji’ye değerlendirdi.

Goldwınd Turkey Enerji A.Ş. Satış ve İş Geliştirme Müdürü Batuhan Erkut, Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının enerji sektörüne etkisine yönelik Gazete Enerji’nin sorularını yanıtladı. Erkut, “Covid-19’un küresel etkileri tüm dünyaya dengeli bir enerji piyasasının ve enerjide arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Covid-19’un yaratmış olduğu benzeri görülmemiş durum bir fırsat olarak değerlendirilmeli ve enerjide dönüşüm için sürdürülebilir hedefler yeni enerji düzenine ulaşmak için hızlandırılmalıdır.” diyor. ​

 

Covid-19 salgınının enerji sektörü açısından kısa ve uzun vadede etkileri sizce neler olacaktır?

Son yüzyılda dünya genelinde gerçekleşen olaylara baktığımızda Covid-19 dünyaya ve ülkemize olan etkileri açısından tüm benzerlerinin önüne geçerek ilk sıralarda yerini almıştır. Dünya genelindeki ekonomik aktivitelere olan etkisi 2008 Küresel Ekonomik Krizi’ne oranla bile daha ciddi ve hızlı gerçekleşmiştir. Bu etkiler arasında demir çelik üretiminin 2009 senesinden bugüne görülen en düşük seviyeye inmesi, perakende satışlarının eksi yöne eğilimi, tüketici güven endekslerinin azalması ve benzeri bir çok gösterge sayılabilir. Enerji sektörü açısından da kısa vadede gerçekleşen talep düşüşleri enerji arzını önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle sivil havacılık, karayolu ulaşımı ve endüstriyel üretimdeki kısıtlamalar sonucu meydana gelen talep dalgalanmaları petrol piyasalarında yüksek düşüşlere neden olmuştur.

 

Yenilenebilir enerji sektöründe, güneş ve rüzgar enerjisi santralleri kurulum süreçlerinde Covid-19’un sebep olduğu tedarik sorunları ertelemelere yol açmıştır. Bu ertelemelere neden olan tedarik sorunları ilk başlarda ekipman üreticilerinin ve alt tedarikçilerinin üretim süreçleri kaynaklı gerçekleşmiştir. Fakat, bugün itibari ile benzer ertelemeler daha çok ekipmanların ulaşımı ve ilgili projelerin bulunduğu ülkelerdeki yerel kısıtlamalar nedeniyle gerçekleşmektedir. Özellikle Çin’deki üretim faaliyetlerin Covid-19 öncesi durumuna dönmüş olması rüzgar ve güneş enerjisi sektöründeki kurulumlara olan etkinin en aza indirgenmesine yardımcı olacaktır.

 

Goldwind olarak bizler tüm yatırımcılarımıza projelerini olabilen en kısa sürelerde tamamlamaları için tam kapasitemizde üretim faaliyetlerimize devam ediyoruz.

 

Covid-19 sonrasında oluşacak yeni normalimizin sektöre olan etkilerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Çoğu işletmedeki rüzgar santralinin bakım işleri, ekipman tedarikçileri tarafından oluşturulan servis ağları kullanılarak karşılanmaktadır. Bu servis ağları içerisinde iş gücünü en iyi düzeyde yönetmek ve en verimli işletme koşullarına sahip olmak için ekipler arasında yer değiştirmeler ve seyahatler yer almaktadır. Avrupa ülkelerinde yer alan enerji santralleri düşünüldüğünde, ülkesel seyahat kısıtlamaları ve yer değiştirme güçlükleri mevcut iş gücünü etkili kullanamamaya ve hizmet kalitesinde düşüşlere neden olabilir. Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe iyi yetişmiş insan kaynağı, yurtdışından getirilmesi gereken personel ihtiyacını minimumda tuttuğu için, bu durumu daha kontrol edilebilir hale getirmektedir.

 

Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir?

Önlem ve destekleri ekipman tedariği açısından değerlendirmek gerekirse; T.C. İçişleri Bakanlığı genelgesine göre arz güvenliğinin ihtiyaç duyduğu malzemenin nakli ve üretiminin gerçekleşmesinde görevli olan araç ve personel mevcut işlerine devam edebilmektedirler. Bu uygulama özellikle kurulum süreçlerinin aksamadan ilerlemesinde büyük önem taşımaktadır.

 

Ancak enerji projeleri süreçleri bir bütün olarak değerlendirmeli ve tüm süreçleri destekleyecek uygulamaların getirilmesi için çalışmalara devam edilmelidir. Örnek olarak proje geliştirme süreçlerinde yaşanan aksaklıklardan bahsedebiliriz. Yerel yönetimlerin dahil olduğu ve Covid-19 nedeniyle ara verilen imar işleri proje geliştirme süreçlerinde en az 3 aylık ertelemelere neden olmuştur. Bundan dolayı projelerin inşaat planları ertelenmek zorunda kalmıştır. İzinsel süreçler online platforma aktarılarak beklenen işlerin ivedikle tamamlanması tüm enerji projelerinin en kısa sürede devreye alınmasına yardımcı olabilir.

 

Bilindiği üzere yenilenebilir enerji projeleri için sektörün en büyük gündem konusu YEKDEM’in 2020 sonrası ne şekilde devam edeceğidir. 2020 sonunda bitmesi tanımlanan YEKDEM mekanizması için, Covid-19 nedeniyle yetiştirilmesi güçlükte olan projeler de dikkate alındığında, bir uzatma tanımlanması tüm sektörün kısa vadede yatırım planlamalarını daha etkili yapmasını sağlayabilir.

 

Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir?

Türkiye yenilenebilir enerjisi sektörü, özellikle rüzgar ve güneş enerjisi düşünüldüğünde, yatırım iştahı yüksek, ekipman tedarik zinciri yerlileştirilebilen ve kaynak bazında dünyadaki diğer ülkelerle yarışabilir durumda olan bir sektördür. Bu sektörün gelişmesi için en önemli faktörlerden biri de yatırımcılar için yaratılması gereken öngörülebilirlik ortamıdır. Rüzgar ve güneş enerjisi projeleri için açıklanan başvurular periyodik aralıklarla kabul edilmeye devam edilmeli ve takip eden ihaleleri ivedikle gerçekleşmelidir. Rüzgar ve güneş enerjisi teknolojileri günümüzde her ne kadar şebeke paritesine ulaşmış da olsa, bu projelerin rekabetçi finansmana ulaşabilmeleri için dengeli, öngörülebilir ve güvenilir bir nakit akışına sahip olmaları gerekmektedir. YEKDEM mekanizması bu noktada çok önemli olup uzun vadede net bir şekilde tanımlanmalıdır.

 

Sektördeki öngörülebilirlik konusunun çözülmesi ve projelerin finansmana erişebilmesi durumunda Covid-19 salgınının etkileri kısa vadede atlatılıp sektörün kaybetmiş olduğu ivmeyi geri kazanmaması için herhangi bir neden bulunmamaktadır.

 

Salgın sürecinde dünya ile kıyasladığınız ülkemiz enerji sektörünün geldiği noktayı değerlendirir misiniz?

Covid-19’un küresel etkileri tüm dünyaya dengeli bir enerji piyasasının ve enerjide arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Petrol talebindeki düşüşler, petrol üreticisi ülkelerin direkt satışlarındaki gelir kalemlerini düşürürken, petrol tüketimini vergi sistemine entegre eden ülkelerin de vergi gelirlerini etkilemesi öngörülebilir. Türkiye her ne kadar ikinci kategoriye dahil de olsa, aynı zamanda düşen petrol fiyatları enerji harcamalarında tasarrufa olanak sağlayabilir.

 

Covid-19’un yaratmış olduğu benzeri görülmemiş durum bir fırsat olarak değerlendirilmeli ve enerjide dönüşüm için sürdürülebilir hedefler yeni enerji düzenine ulaşmak için hızlandırılmalıdır. Kaynak bakımından oldukça zengin olduğumuz rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin sisteme entegrasyonu desteklenmeye devam edilmeli ve sistem verimliliğini arttıracak döngüsel ekonomi çözümleri yeni enerji düzenimizin alt yapısı haline getirmeliyiz.

 

Covid-19’un etkileri uzun vadede tamamen kaybolacak olsa da iklim değişikliği ve sonuçları halen önümüzde durmakta olan ciddi bir problemdir. Türkiye gerek insan kaynağı gerek de doğal kaynak anlamında bu sorunların üstesinden gelmek için hazır durumdadır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.