DERGİ
odaklı
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 25.05.2019 - 20:08, Güncelleme: 25.05.2019 - 20:08

Ülkemizde UMREK Sistemi Neden Kurulmalı?

 

Ülkemizde UMREK Sistemi Neden Kurulmalı?

Temelinde rezerv kodlama standardı; mükellef madencilik projelerinin hazırlanması ve bunların hayata geçirilmesi için olmazsa olmaz bir gereksinimdir. Madencilik faaliyetinin çok riskli ve tehlikeli iş kolu alanında yer alması bu standartları da beraberinde getirmiştir.
 Dünya üzerinde, özellikle madencilikte en gelişmiş ülkelere bakılacak olursa, madencilik faaliyetleri sahada alınan verilere ve bu verilere dayalı yapılan çalışmalar ile başlar. Daha sonra bu veriler ve çalışmalar neticesinde proje üretilir ve üretilen proje neticesinde maden üretim faaliyetlerine başlanır. Bu süreç farklı meslek grupları ile multidisipliner bir yaklaşımla uzun süreli ve meşakkatlidir. Tehlikeli ve riskli olması nedeniyle hazırlanacak maden projelerinin de olmazsa olmaz kaideleri bulunmaktadır. Meslekler arası ilişkiyi kurmadan kurallara dikkat ederek hazırlanmayan madencilik projeleri ve faaliyetlerinin sonuçları çok ağır olmaktadır. Dünya üzerinde bu sürecin güvenilirliğinin sağlanması adına birçok ülkede, ki bu ülkeler dünyada madencilik açısından en ileri ülkelerdir, bu süreç belirli standartlara göre yapılmakta ve bu standartlar bir komisyon eliyle belirlenmekte, yürütülmekte ve kontrolleri sağlanmaktadır. Dünya üzerindeki uygulamalara örnekler Tablo-1’de verilmiştir. Ayrıca halen tüm dünya üzerinde madenciliğe katkı sağlamak adına çatı organizasyon olan CRIRSCO (Committee For Mineral Reserves International Reporting Standards)’ya belirtilen ülkeler üyedir ve UMREK’de zaman içerisinde üye olarak bu platformda katkılar sunacaktır. UMREK’in üyeliğiyle ilgili CRIRSCO ile görüşülmüş ve 26-27 Ocak 2017 tarihinde Ankara’da yapılan çalıştayda CRIRSCO resmi temsilcilerini göndermiştir. Temelinde rezerv kodlama standardı; mükellef madencilik projelerinin hazırlanması ve bunların hayata geçirilmesi için olmazsa olmaz bir gereksinimdir. Madencilik faaliyetinin çok riskli ve tehlikeli iş kolu alanında yer alması bu standartları da beraberinde getirmiştir. Nitekim, JORC kodunun tarihçesine bakılacak olursa ilk olarak 1971 yılında Avusturalya’da ortaya çıkan ihtiyaçtan dolayı gündeme alınmıştır. Bu ihtiyacı diğer gelişmiş ülkeler de fark etmiş ve kendi ülkelerinde bu sistemleri Türkiye’den önce kurmuş ve hayata geçirmiştir. İşin temelinde madencilikteki riskleri kontrol etmek, şeffaf, nitelikli raporlarla çalışanların, yatırımın ve yatırımcının güvenliği sağlanmaktadır. Şekil 1’de maden yatırımlarının her aşamasındaki risk dağılımı verilmiştir. Maden arama safhasından üretim safhasına kadar projelerin başarısızlıkla sonuçlanma oranı oldukça yüksektir. Bu oran %90 civarındadır. Üretim aşamasında da-hi projeler küçük de olsa (%10 civarında) risk barındırmaktadır. Bu riskleri kontrol etmek amacıyla özellikle arama safhasından üretim safhasına kadar geçen sürede projelerin iyi belirlenmiş standartlarla yönetilmesi gerekmektedir. Bu gereksinim Dünya’da JORC, SAMREC, 43-101 gibi standartları ortaya çıkarmıştır. Ülkemizin ise UMREK gibi standartlara ihtiyacı da hiç şüphesiz ortadadır. TABLO-1:
Temelinde rezerv kodlama standardı; mükellef madencilik projelerinin hazırlanması ve bunların hayata geçirilmesi için olmazsa olmaz bir gereksinimdir. Madencilik faaliyetinin çok riskli ve tehlikeli iş kolu alanında yer alması bu standartları da beraberinde getirmiştir.

 Dünya üzerinde, özellikle madencilikte en gelişmiş ülkelere bakılacak olursa, madencilik faaliyetleri sahada alınan verilere ve bu verilere dayalı yapılan çalışmalar ile başlar. Daha sonra bu veriler ve çalışmalar neticesinde proje üretilir ve üretilen proje neticesinde maden üretim faaliyetlerine başlanır. Bu süreç farklı meslek grupları ile multidisipliner bir yaklaşımla uzun süreli ve meşakkatlidir. Tehlikeli ve riskli olması nedeniyle hazırlanacak maden projelerinin de olmazsa olmaz kaideleri bulunmaktadır. Meslekler arası ilişkiyi kurmadan kurallara dikkat ederek hazırlanmayan madencilik projeleri ve faaliyetlerinin sonuçları çok ağır olmaktadır.

Dünya üzerinde bu sürecin güvenilirliğinin sağlanması adına birçok ülkede, ki bu ülkeler dünyada madencilik açısından en ileri ülkelerdir, bu süreç belirli standartlara göre yapılmakta ve bu standartlar bir komisyon eliyle belirlenmekte, yürütülmekte ve kontrolleri sağlanmaktadır. Dünya üzerindeki uygulamalara örnekler Tablo-1’de verilmiştir.

Ayrıca halen tüm dünya üzerinde madenciliğe katkı sağlamak adına çatı organizasyon olan CRIRSCO (Committee For Mineral Reserves International Reporting Standards)’ya belirtilen ülkeler üyedir ve UMREK’de zaman içerisinde üye olarak bu platformda katkılar sunacaktır. UMREK’in üyeliğiyle ilgili CRIRSCO ile görüşülmüş ve 26-27 Ocak 2017 tarihinde Ankara’da yapılan çalıştayda CRIRSCO resmi temsilcilerini göndermiştir.

Temelinde rezerv kodlama standardı; mükellef madencilik projelerinin hazırlanması ve bunların hayata geçirilmesi için olmazsa olmaz bir gereksinimdir. Madencilik faaliyetinin çok riskli ve tehlikeli iş kolu alanında yer alması bu standartları da beraberinde getirmiştir. Nitekim, JORC kodunun tarihçesine bakılacak olursa ilk olarak 1971 yılında Avusturalya’da ortaya çıkan ihtiyaçtan dolayı gündeme alınmıştır. Bu ihtiyacı diğer gelişmiş ülkeler de fark etmiş ve kendi ülkelerinde bu sistemleri Türkiye’den önce kurmuş ve hayata geçirmiştir. İşin temelinde madencilikteki riskleri kontrol etmek, şeffaf, nitelikli raporlarla çalışanların, yatırımın ve yatırımcının güvenliği sağlanmaktadır. Şekil 1’de maden yatırımlarının her aşamasındaki risk dağılımı verilmiştir. Maden arama safhasından üretim safhasına kadar projelerin başarısızlıkla sonuçlanma oranı oldukça yüksektir. Bu oran %90 civarındadır. Üretim aşamasında da-hi projeler küçük de olsa (%10 civarında) risk barındırmaktadır. Bu riskleri kontrol etmek amacıyla özellikle arama safhasından üretim safhasına kadar geçen sürede projelerin iyi belirlenmiş standartlarla yönetilmesi gerekmektedir. Bu gereksinim Dünya’da JORC, SAMREC, 43-101 gibi standartları ortaya çıkarmıştır. Ülkemizin ise UMREK gibi standartlara ihtiyacı da hiç şüphesiz ortadadır.

TABLO-1:

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.